Dil-Tefsir İlişkisi Çerçevesinde Mukaddimetü Tefsîri İbni'n-Nakîb Adlı Eserde Mecâz


Öğrenci: NEFİSE İNAL

Danışman: Abdulhamit Birışık

Beşerî bir olgu olan dilin anlatım üslupları içinde mecâz, Kur’ân’ın önemli üsluplarından biridir. Mecâz, Kur’ân’ın nüzulünden daha sonraki süreçlerde ilmî bir mesele olarak ele alınan Kur’ân’ın i’câzı konusunda kullanılan önemli bir vasıta olmuştur. Lafız-mana eksenindeki tartışmaların merkezinde de mecâz yer almıştır. Dil, tefsir ve kelam alimleri, Kur’ân’ın anlam derinliklerini ve sırlarını ortaya çıkarmak amacıyla belâgat ilmini derinlemesine incelemişlerdir. Ortaya koydukları belagat kurallarını ilahi kelama tatbik etmeye çalışmışlar ve bu konuda çok değerli eserler yazmışlardır. Bunlardan biri de İbnü’n-Nakîb el-Makdisî’nin (ö. 698/1298) 100 ciltlik tefsirinin mukaddimesi olan Mukaddimetü Tefsîri İbni’n-Nakîb fî ilmi’l-beyân ve’l-meânî ve’l-bedî ve i’câzi’l-Kurʾân adlı eseridir.

Bu çalışma, genel olarak i’câz-belâgat-tefsir ilişkisi, özel olarak da İbnü’n-Nakîb el-Makdisî’nin Mukaddime’si bağlamında, mecâzın Kur’an’ın anlaşılmasındaki önemini ve rolünü konu edinmiştir. Çalışma, bir giriş ve iki bölüm şeklinde düzenlenmiştir. Giriş’te tezin temelini teşkil eden mecâz kavramı üzerinde durulmuş, tarihsel süreci incelenmiş ve bu süreç içerisinde geçirdiği anlam değişiklikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Birinci Bölüm’de İbnü’n-Nakîb el-Makdisî’nin hayatı, ilmi kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Üzerinde çalıştığımız eserin müellifinin kim olduğu hususundaki tartışmalar ele alınmış ve eserin İbnü’n-Nakîb’e nispetinde şüphe olmadığı görülmüştür. İkinci bölümde ise İbnü’n-Nakîb’in i’câz mektebinden belâgata uzanan tarihi seyir ve dil-tefsir ilişkisi çerçevesinde, belâgat tarihindeki ve felsefesindeki esas yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Müellifin Mukaddime’de beyân bölümünde merkeze aldığı mecâz kavramının hem teorik hem de âyetlerden hareketle pratik yönü incelenmiş ve eserin i’câz-belâgat ilmindeki yeri ve önemi belirlenmeye çalışılmıştır. Abdülkâhir el-Cürcâni (ö. 471/1078-79) ve Fahreddîn er-Razî (ö. 606/1210) sonrası bir dönemde yaşamış olan İbnü’n-Nakîb’in i’câz anlayışı ve âyetlerden hareketle mecâz kavramına getirdiği açılımlar detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir.