Preterm Bebeklerin İzlemlerinde Aile Hekimlerinin Yaklaşımları: İstanbul Örneği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZAFER EREN COŞKUN

Danışman: Saliha Serap Çifçili

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Son yıllarda bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak yenidoğan yoğun bakım birimlerinde (YDYBB), erken doğmuş bebeklerin hastalık ve ölüm oranları azalırken, bu bebeklere özgü erken dönemde ortaya çıkan sağlık sorunlarının yanında takipte gelişen sorunların görülme sıklığı da artmıştır. Ülkemizde bu hasta grubunun taburculuk sonrası takip programları ve izlemleri ile ilgili geniş kabul görmüş standart bir uygulama henüz oluşturulamamıştır. Bu durum, Türkiye'de aile hekimlerine; preterm doğumun hem erken dönemde hem de uzun vadede bebeğe getireceği sağlık sorunlarının erken dönemde tespit edilmesi, tedavi ve rehabilitasyonuna yönelik girişimlerin yönlendirilmesi, ebeveynlerin, bebeğin bakımına yönelik gereksinimlerinin belirlenmesi ve bu gereksinimler doğrultusunda bakım, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi gibi sorumluluklar getirmektedir. Birinci basamağa özgü standartların oluşturulabilmesi için preterm bebeklerin izlemlerinin birinci basamakta nasıl yürütüldüğüne ilişkin verilere ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görev yapan aile hekimlerinin, preterm bebeklerin izlemleri, preterm bebeklerde karşılaşılan sağlık sorunları ve bu sağlık sorunlarına birinci basamaktaki yaklaşımları konularındaki bilgi ve tutumlarının ortaya konulması varsa farklı yaklaşımlarının ya da eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Veri toplama süreci 1 Mart 2019 - 1 Haziran 2019 tarihleri arasında İstanbul'un tüm ilçelerinden, örneklem grubuna dâhil olan ve en az 1 yıldır ASM'de çalışmakta olan toplam 440 aile hekimine ulaşılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak; hekimlerin sosyodemografik özelliklerinin, hizmet vermekte oldukları nüfusun özelliklerinin, preterm bebeklerde sık karşılaştıkları sağlık sorunlarının ve bu sorunlara yaklaşımlarının yanında preterm bebek ve çocuk izlemleri ile ilgili bazı bilgi ve becerilerdeki öz yeterliliklerinin ve eğitim ihtiyaçlarının değerlendirildiği anket formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler ile tanımlayıcı ve karşılaştırmalı analizler yapılarak p< 0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan aile hekimlerinin; % 11,8'i (52 kişi) uzman aile hekimi, meslekteki görev süreleri ortanca 17 yıl (min:1, max: 45) olarak bulunmuştur. Son 1 yılda; toplam 440 aile hekimliği biriminde kesin kayıtlı olan 0-1 yaş arasındaki 26725 bebeğin; 1614 (% 6,20)'ünün preterm olarak dünyaya geldiği; tek birime düşen yıllık ortanca preterm doğum sayısının ise 3 (min: 0, max: 16) olduğu görülmüştür. Katılımcıların % 42,3'ü riskli yenidoğan bakımı konusunda daha önce hiç teorik eğitim almadığını, %60,7'si ise pratik eğitim almadığını belirtmiştir. Aile hekimlerinin % 69,8'i ise konuyla ilgili eğitime ihtiyaç duyduklarını belirtmişlerdir. Buna rağmen hekimlerin % 79,8'inin preterm bebek izlemleri ile ilgili genel öz yeterlilik (GÖY)'leri yüksek bulunmuştur. En fazla 'yüksek öz yeterlilik (YÖY)' hissedilen konu % 79,5 (349 kişi) oranında preterm bebeklerin bağışıklanması olmuştur. Sevk etme ihtiyacı duyulduğunda bebekteki sağlık sorunun en sık (% 73) büyüme geriliği olduğu belirtilmiştir. Daha önce hem teorik eğitim alan hekimlerin, hem de pratik eğitim alan hekimlerin preterm bebek izlemleri ile ilgili 'GÖY skorları' eğitim almayan ya da hatırlamayanlara göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (her ikisi için de p< 0,005). Ayrıca uzman hekimlerde uzman olmayanlara göre (p: 0,003), üst basamaklara nadiren ya da hiç sevk etmeyen hekimlerde daha sık sevk edenlere göre (p< 0,001) ve verdiği hizmeti yeterli bulanlarda bulmayanlara göre (p< 0,001) daha önce konuyla ilgili teorik eğitim almış olma oranı anlamlı olarak yüksektir. Benzer şekilde uzman hekimlerde diğer hekimlere göre (p< 0,001), hizmetini yeterli bulanlarda bulmayan ya da kararsız olan hekimlere göre (p< 0, 003) pratik eğitim alma sıklığının anlamlı olarak yüksek olduğu görülmüştür. Bağımlı değişkenler arasında yapılan korelâsyon analizi incelendiğinde ise hekimlerin, izlemler ile ilgili verdikleri hizmetleri yeterli bulmaları ile GÖY skorları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir korelâsyon saptanmıştır (p< 0,001 rho: 0,424). Buna göre hekimlerin GÖY skorları arttıkça, verdikleri hizmeti daha yeterli bulmaktadırlar. Bu analizde ayrıca izlemlerin çoğunlukla üst basamaklarda değil birinci basamakta yapılabileceğini düşünmeleri ile hekimlerin GÖY skorları arasında pozitif yönde zayıf düzeyde anlamlı bir korelâsyon saptanmıştır (p< 0,001 rho: 0,268). Buna göre hekimlerin GÖY skorları arttıkça preterm bebek ve çocuk izlemlerinin çoğunlukla üst basamaklarda değil birinci basamakta yapılabileceği yönündeki kanaatleri de artış göstermiştir. Tartışma ve Sonuç: Prematürite ve prematüriteye bağlı sağlık sorunları Türkiye'de ve Dünya'da çocukluk çağındaki mortalite ve morbidite nedenlerinin önemli bir kısmını oluşturmaktır. Sorunun çözümüne yönelik atılabilecek önemli adımlardan bir tanesi de prematür bebek ve çocuk izlemlerinin niteliğinin iyileştirilmesidir. Ülkemizde halen riskli bebek izlemlerinin nasıl, nerede ve kimler tarafından yürütülmesi gerektiğine ilişkin yeterli bir protokol ya da standardizasyon bulunmasa da gerek temel tıp eğitimi müfredatının gerekse de uzmanlık eğitimi müfredatının riskli bebeklere yönelik pratik ve teorik eğitimlerle zenginleştirilmesi ve sahada aktif olarak çalışmakta olan hekimlerin bilgilerinin hizmet içi eğitimlerle tazelenmesi ve pekiştirilmesi gerektiği açıktır. Uzman hekim sayısının artırılması ve evde bakım hizmeti kapsamında daha fazla sayıda preterm bebeğe ulaşılması da atılabilecek diğer önemli adımlar olarak görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Hekimliği, Eğitim, İzlem, Özyeterlilik, Preterm