Kronik hastalığa sahip hastaların ilaçkullanmaya ilişkin sağlık inançları ile tedaviyeuyumları arasındaki ilişki


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA ÖZER

Danışman: Nuray Şahin Orak

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, aile sağlığı merkezine başvuran hipertansiyon, diyabet veya KOAH hastalıklarından sadece birine sahip hastaların ilaç kullanmaya ilişkin sağlık inançları ile tedaviye uyumları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın evrenini Haziran-Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı bir Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran 210 hasta oluşturdu. Veriler anket formu, İlaç Kullanmaya İlişkin Sağlık İnanç Ölçeği, İlaca Uyum ve Reçete Yazdırma Ölçeği (İURY-7) ile toplandı. Veriler sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, spearman korelasyon, Independent Sample testi ve Anova testi ile analiz edildi. Bulgular: Kronik hastalığa sahip hastaların yaş ortalamasının 54,0±7,3 yıl, %59’unun kadın olduğu ve %91,9’unun yalnız yaşamadığı belirlendi. Hastaların %64,3’ünün ilköğretim mezunu, %98,1’inin sosyal güvencesinin olduğu; %10’unun zamanı olmadığı için ilaç uyumunda problem yaşadığı saptandı. Hastaların %24,8’inin tedavi süresinin 1-5 yıl arasında olduğu saptandı. Hastaların puan ortalamaları İlaç Kullanmaya İlişkin Sağlık İnanç Ölçeği için 126,0±29,70, İURY-7 için 12,0±3,93 olarak belirlendi. Hastaların sağlık inanç algıları ile tedaviye uyumları arasında KOAH hastaları için zayıf, diyabet hastaları için iyi, hipertansiyon hastaları için orta düzeyde negatif yönde anlamlı ilişki bulundu. Hastaların kronik hastalığa göre tedaviye uyumları karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel anlamlı farkın hipertansiyon ve KOAH hastaları arasında çok yüksek düzeyde (p<0,001), diyabet ve KOAH hastaları arasında ise yüksek düzeyde (p<0,01) olduğu bulundu. Sonuçlar: Hastaların sağlık inanç algıları iyileştikçe tedaviye uyumlarının da arttığı belirlendi. KOAH hastalarının tedaviye uyumları daha yüksekti. Hastaların sağlık inanç algılarını olumlu yönde geliştirmek ve tedaviye uyumlarını arttırmak için eğitim ve danışmanlıkların, tedaviye uyumu üzerindeki etkisinin incelendiği çalışmaların yapılmalıdır. -------------------- Objective: The aim of this study was to evaluate the relationship between drug compliance and health beliefs of patients with hypertension, diabetes, or COPD. Materials and Methods: The study population consisted of 210 patients who applied to a Family Health Center of Istanbul Provincial Health Directorate between June and September 2018. Data were collected by questionnaire form, Health Belief Scale for Drug Use, Adherence to Refills and Medications Scale-7 (ARMS-7). Data were analyzed by number, percentage, mean, standard deviation, spearman correlation, Independent Sample test and Anova test. Results: The mean age of the patients with chronic disease was 54,0 ± 7,3 years, 59% were women and 91,9% were not living alone. 64,3% of the patients were primary school graduates and 98,1% had social security; It was found that 10% had problems with drug compliance because they did not have time. The duration of treatment in 24,8% of the patients was 1-5 years. The mean score of the patients was 126,0 ± 29,70 for the Health Belief Scale for Drug Use and 12,0 ± 3,93 for the ARMS-7. There was a significant negative correlation between health belief perception and adherence to treatment, poor for COPD patients, good for diabetes patients, and moderate for hypertension patients. When the patients' compliance with treatment according to chronic disease was compared, it was found that there was a statistically significant difference between the groups in hypertension and COPD patients (p <0,001) and in patients with diabetes and COPD (p <0,01). Conclusion: As patients' health beliefs improved, their compliance to treatment increased. COPD patients had higher compliance with treatment. In order to improve the patients' perception of health beliefs positively and increase their adherence to treatment, studies that examine the effect of training and counseling on treatment compliance should be conducted