Gorbaçov döneminin Türk basınına yansımaları (1985-1991)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türk Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL AYDIN KARGA
Danışman: Okan Yeşilot
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından, dönemin iki küresel gücü olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasında başlayan Soğuk Savaş, 1975 yılında imzalanan Helsinki Nihai Senedi ile yumuşama dönemine girdi. Yumuşama dönemi, Mihail Gorbaçov'un Komünist Parti Genel Sekreterliği'ne getirilmesi için önemli bir adımdı. Gorbaçov'un genel sekreterliği, SSCB'nin iç ve dış siyasetinde radikal değişikliklere sebep oldu. Bu dönemde ortaya atılan glasnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılanma) politikaları SSCB'nin var olan tüm problemlerini gün yüzüne çıkardı. Gorbaçov'un başlattığı bu radikal reformların asıl amacı, SSCB'yi eski gücüne kavuşturmak, Doğu ve Batı bloğu arasındaki mücadeleyi sona erdirmek ve SSCB'nin Avrupa'ya uyum sağlayabilmesiydi. Uzun yıllar boyunca SSCB çatısı altında yaşayan milletler bağımsızlıkları için en uygun fırsatı bu dönemde yakaladı. Kazakistan'da Jeltoksan Olayları ile başlayan ayaklanma hareketleri Baltık cumhuriyetlerinde devam etti. 1989 Mart'ında yıkılan Berlin Duvarı ile bölünmüş Almanya birleşerek yeniden tarih sahnesinde yerini aldı. Yüzyıllardır kanlı mücadelelerle komşuluk yapmaya çalışan Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ problemi yeniden gün yüzüne çıktı. SSCB, bağımsızlık uğruna gerçekleştirilen ayaklanmalarla güç kaybetmekteydi. Reformist yaklaşımıyla SSCB'deki oturmuş düzeni değiştiren Gorbaçov, ülke içinde itibarını yitirirken Batı'da ise Nobel Barış Ödülü ile ödüllendirildi. SSCB'nin hızla çözülmesinin son aşaması Ağustos 1991'de Gorbaçov'a karşı gerçekleştirilen darbe girişimiydi. Darbe girişiminin ardından, Gorbaçov hızla güç kaybetmeye başladı. 8 Aralık 1991'de SSCB'den ayrılan cumhuriyetler tarafından kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ile SSCB fiilen sona erdi. SSCB'yi eski gücüne kavuşturmak idealiyle yola çıkan Gorbaçov ise 25 Aralık 1991'de istifasını duyurdu. Turgut Özal'ın başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı döneminde (1983-1993) ikili ilişkiler önemli bir yol kat etti, karşılıklı resmi ziyaretler yapıldı. Bu doğrultuda Türk basınındaki Sovyet algısı da değişmeye başladı. Batı ile paralel bir şekilde iyileşme eğilimi gösteren Sovyet algısı, bölgeye Türk muhabirlerin gitmesi ile farklılaşmaya VII başladı. Sovyetler Birliği'nin Azerbaycan'a müdahalesi ise Türkiye'deki Sovyet algısını düzeltilmeyecek şekilde bozdu.