Kolorektal kanserli hastaların farklı ilaç yanıtlarında vitamin D reseptör gen rolünün araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE TOSUN
Danışman: BELGİN SÜSLEYİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kolorektal kanser (KRK) gerek ülkemizde gerek dünya çapında en yaygın kanser türleri içerisinde olup kanser kaynaklı ölüm nedenlerinin başında yer almaktadır. Bu sebeple KRK karsinogenezinde görev alan genetik risk faktörlerinin belirlenmesinin hastalığın patolojisinin anlaşılmasında, muhtemel terapötik hedeflerin belirlenmesinde ve farklı tedavi seçeneklerinin ortaya çıkarılmasında önemlidir. Vitamin D reseptörü (VDR) gen anlatımının düzenlenmesine aracılık ederek proliferasyon, apoptoz, farklılaşma, inflamasyon, invazyon, metastaz, anjiyogenez gibi karsinogenezde etkili hücresel olayları kontrol eder. Yaşamsal ve karsinogenik faaliyetlerdeki rolü nedeni ile çalışmamızda VDR BsmI (rs1544410), ApaI (rs7975232) ve TaqI (rs731236) polimorfizmlerinin KRK hastalara ait klinik ve patolojik karakteristikler ile olan ilişkilerini ortaya çıkarmayı hedefledik. Çalışmamızda aynı zamanda primer tümör yerinin ve 5-FU tabanlı kemoterapi sonrası gözlenen yan etkilerin VDR polimorfizmleri, kan hücre sayıları ve serumdaki moleküllerin konsantrasyonları ile ilişkilerini incelemeyi de hedefledik. Çalışma grubumuz immunohistokimyasal yöntemler ile doğrulanmış KRK hastalarından oluşmaktadır. Genotip analizleri hastalara ait periferik kandan DNA izolasyonu sonrası polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ve restriksiyon parça uzunluk polimorfizmi (RFLP) yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubumuzda yer alan KRK hastalarının eozinofil sayıları ortalamaları ApaI heterozigot (GT) (p=0.019); kreatinin ortalamaları ApaI homozigot mutant (TT) (p<0.001); RDW ortalamaları ise GT genotipli hastalarda (p=0.007) yüksek tespit edilmiştir. TaqI homozigot mutant (CC) hastaların kreatinin ortalamaları (p=0.007) ile TaqI heterozigot (TC) hastaların RDW ortalamaları (p=0.007) diğer genotiplere kıyasla yüksek bulunmuştur. TaqI CC genotipli hastalarda nötrofil sayıları (p=0.026) ile albümin (p=0.023) ve kreatinin ortalamaları (p=0.036) TaqI TT+TC genotipli hastalara kıyasla yüksek bulunmuştur. Çalışmamızda BsmI, ApaI ve TaqI polimorfizmleri primer tümör yeri ile ilişkili bulunmamıştır. Ancak rektum hastalarına kıyasla kolon hastalarında eritrosit sayısı (p=0.029), hemoglobin (p=0.034) ve albümin (p=0.047) seviyeleri yüksek tespit edilmiştir. Çalışmamızda VDR BsmI, ApaI ve TaqI polimorfizmleri ile 5-FU tabanlı kemoterapi sonrası gözlenen yan etkiler arasında belirgin bir ilişki tespit edilmemiştir. Sonuç olarak elde ettiğimiz veriler ApaI ve TaqI polimorfizmlerinin KRK'da inflamasyon ve sağ kalım süreçlerini doğrudan etkileyebileceğine işaret etmektedir. Karşılaştırmalı kolon ve rektum analizlerinden elde ettiğimiz verilerin ise kolon ve rektum kanserlerinin farklı birer patoloji olarak ele alınmaları hususunda literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Sonuçlarımız daha geniş popülasyonlarda ileri çalışmalar ile desteklenmelidir.