Plastik sanatlar (resim sanatında) uzaysal boşluk ve boşluk kavramı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2004
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HANDAN ÖZSIRKINTI
Danışman: DEVABİL KARA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET "Uzaysal Boşluk"un dünyanın evrende oluşum kıvılcımlarını göstermeden çok önce var olduğu düşünülüyor. Boşluk evrenin temelinde bizim hiç yadsıyamayacağız şekilde hep vardı ve varolmaya da devam edecektir. O sonsuzdur ve belki de yok olamayacak tek şeydir. Dünü ve yarını yoktur. Bu çalışma, dünyanın oluşum sürecinden bu yana insanoğlunun gökyüzüne olan merakı ve keşifleriyle başlayan bir dönemden, bunu sanat malzemesi olarak kullanmasına kadar giden bir süreci aktarmayı amaçlamaktadır. Boşluk, yaratıldığımız andan itibaren bizi hem içine çeker hem de ürkütür. Bizi hem görüntüsel olarak gezegen, yıldız, Samanyolu, karadelik, nebula, nova vb. keşfi diyarlara çıkarmıştır, hem de o anlatılmaz oraya aitlik hissiyle öte duygusunun içine çekmiştir. Evren akıl almaz büyüklükle ve güzellikle insanoğlunu derinden etkilemiştir. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. "Uzaysal Boşluk" başlığı altında ilk olarak evren, evrenin oluşumu, keşfi ve bilimsel gelişimi ele alınmıştır. İlk başlarda bu bilimsellik içerisinde dinsel inançların ön plana çıktığı ve hatta ilk astronomların din adamları olduğu görülmektedir. Dolayısıyla ilk örnek çalışmalar dinsel amaçlı mitolojik olaylardan etkilenilerek yapılmıştır. İkinci bölümde 18. ve 19. yüzyıllarda sanatın gelişmesiyle birlikte sanat akımlarında daha gözle görülür aşamalar kaydedilip her bir akım içerisinde uzaysal boşluğun özgün tasvirlerle örneklenmiştir. Üçüncü vıbölümde, bu konsepti tam olarak benimseyip, bu konu üzerine iyice yoğunlaşmış sanatçılar yer almaktadır. Son bölümde ise "Boşluk" kavramını önce sözlük anlamı olarak, sonra felsefi açıdan ele almaya çalıştım. Daha sonra resimsel düzenlemeler içerisinde sanatçıların boşluğu nasıl ele aldığını değerlendirmeye çalıştım. Evrenin bizlere hissettirdiği bu büyük sessizlik ve bu sonsuz boşluk sanatçıları büyülemiştir. Böylece sanatçılar bunu kaçınılmaz olarak sanatlarında kullanmışlardır. Bu çalışma, bilim ve sanatın buluşması olduğu gibi aynı zamanda yaratılanın keşfinin sanatçı tarafından tekrar yaratılmasına yönelik bir değerlendirmeyi içermektedir. vıı