Devrim sonrası İran'da Kur'an tefsiri ve Farsça tefsirler
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDOLNASSER DORDIPOOR
Danışman: Muhammet Abay
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kur'an-ı Kerim İslam'ın ana metni olduğu için her zaman Müslümanların ilgi odağında yer almıştır. Müslümanlar, araştırmalarına Kur'ân âyetlerinin anlamlarını arayarak başladılar. İranlıların İslam dinine ve Kur'ân'a olan ilgisi bu kutsal dinin başından itibaren başlamıştır. Genel olarak, İslam tarihinin ilk yüzyıllarında tefsir, hadis ve kelam gibi Temel İslam Bilimleri ortaya çıktı ve İran halkı bu konuda ön plandadır. Temel İslami Bilimler üzerine mevcut literatür, İranlı âlimlerin İslam tarihinin ilk asırlarından beri değerli Kur'ân tefsirlerini ve Kur'an bilimlerini ortaya koyduğunu göstermektedir. İranlı din âlimleri, İslam'ın ilk yüzyıllarından itibaren kıraat, tefsir, hadis, fıkıh, kelam, felsefe, tasavvuf, edebiyat gibi birçok Temel İslam Bilimlerinin ortaya çıkmasında ve tarih boyunca gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Ama son yüzyıllarda, İran'da temel bir değişiklik oldu. İranlıların çoğunluğu Safevi döneminden itibaren Şii mezhebine girdiler. Özellikle, 1979 senesinde İranlılar İslami bir devrim yaşadı. Bu devrime öncülük edenler ve devrimi gerçekleştirenler din âlimleriydi. Sonuç olarak din âlimleri siyasi iktidarı kazandılar. Bu büyük olayda din ve Kur'an'ın önemli rolü vardı. Bu din âlimleri farklı İslami alanlarda özellikle tefsir ve Kur'ân ile ilgili konularda önemli miktarda literatür oluşturdular. Çağdaş İran'daki düşünürlerin bir ortak düşünceleri vardı. O ortak düşünce Kur'ân'a dönüş ve Kur'ân'dan ülkedeki mevcut problemlere çözüm aramaktı. Neticede, sosyal ve politik yorumlar Kur'ân tefsirine yansıdı. Devrim sonrasında Kur'an'a dönüş ilkesi etrafında tek bir anlayış ortaya çıkmadı. Farklı varsayımları ve amaçları olan farklı düşüncelere sahip entelektüeller, Kur'ân'ı farklı yorumladılar ve sonuç olarak da farklı tefsir akımlar ortaya çıktı. Sözün özeti, İran geçmişte, ehl-i Sünnet olarak Temel İslam Bilimlerinde vazgeçilmez kıymetli tefsir eserleri İslam dünyasına sunduğu gibi, günümüzde Şia olarak da değerli tefsir eserleri İslam dünyasına arz etmektedir. Türkiye'deki mevcut literatürün gözden geçirilmesi, İran'da İslami devrim sonrası dönemde yapılmış olan Kur'an çalışmaları, bilhassa Farsça Kur'ân tefsirleri hakkında yeterli literatürün olmadığını göstermektedir. Tez konusu ile ilgili olarak, Türkiye'de lisansüstü çalışmaları listeleyen veri tabanları üzerinde yaptığımız kapsamlı bir ön çalışma, İran'da, söz konusu dönemde yazılan tefsirler hakkında, özellikle de farsça tefsirler alanında ciddi bir boşluk olduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırma, İran'da devrim sonrası tefsir çalışmalarını yönlendiren etkenler nelerdir? bu etkenlerden dolayı ne tür tefsir akımlar ortaya çıkmıştır? Fars dilinde yazılan tefsir eserlerin özellikleri nelerdir? siyaset ve siyasi düşünceler, Kur'ân tefsirini nasıl etkilemiş? ve siyasi yorum Farsça yazılan tefsirlere nasıl yanşamıştır? sorularına cevap vermeye çalışarak bu alandaki eksikliği gidermeyi hedeflemektedir ve bundan dolayı son derece önemlidir. Sonuçlar bu dönemde tefsir çalışmalarını yönlendiren çeşitli faktörleri, farklı tefsir akımların ortaya çıktığını ve Farsça yazılan tefsir eserlerin özelliklerini göstermektedir. Bu akımların bazılerı Kur'ân'a yönelik siyasi yorumları kabul etmemektedir. Diğer akımların tefsirlerinde ise siyasi yorumlar yansamıştır.