Kamusal Mekân Oluşturma Yaklaşımlarının İstanbul Külliyeleri Özelinde İncelenmesi ve Gelecek Öngörüleri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Yerel Yönetimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Murat Acar

Danışman: Aynur Can A.

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Varoluşun meydana geldiği yerleri teşkil eden mekanlar, varlığın bir bütün olarak yaşamına eşlik eden ve onunla karşılıklı etkileşime imkan sunan zeminleri oluşturmaktadır. Cemiyetin mekanı müşahhas ve mücerret olarak deneyimlemesine olanak sağlayan kamusal mekanlar ise yerin ruhunu yansıtan eşsiz örnekleri meydana getirmektedir. Özgün bir kamusal mekanı oluşturan külliyeler, inşa edildikleri tarihten günümüze şehirlerde kamusallığın üretimine olanak sağlamaktadır. Kökenleri daha eski tarihlere dayanan bu yapı toplulukları, Osmanlı Devletinin birçok açıdan güçlü olduğu 16.yüzyıl örnekleriyle birlikte birçok açıdan bedii mekanlar halini almıştır. Her biri 16.yüzyılda Mimar Sinan tarafından İstanbul ve Bilad-ı Selase'de inşa edilen dört külliyenin ve vakfiyelerinin incelenmesi ile İslam kültür dairesi içerisinde yer alan bu yapı topluluklarının örnek bir kamusal mekan oluşturma yaklaşımı geliştirdiğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, kamusal mekanları biçimlendiren temel etmenler arasında kültür ve inancın önemli bir yer edindiğini göstermektedir. İslam inancının temel kaidelerini belirlediği, Türk örf ve adetlerinin katkısıyla şekillenen kültürün birer nişanesini oluşturan külliyeler bu yansımayı ortaya koymuştur. 16.yüzyılda inşa edilen İstanbul Külliyelerinin ve vakfiyelerinin incelenmesi neticesinde; bu yapı topluluklarının inşasında özgün bir kamusal mekan oluşturma yaklaşımının benimsediği, belirli ilkelerin esas alındığı ve günümüzün yanı sıra geleceğin kamusal mekanlarına yönelik iyi uygulama örnekleri ortaya koydukları görülmüştür. Allah rızasını kazanmanın temel düsturu teşkil ettiği bu yaklaşım; yaratılmışların ihtiyaçlarına yönelen, güzelliği, sağlamlığı ve cemiyetin birlikteliğini esas alan tevhidi bir anlayışla kıyamete kadar sürdürülebilir bir tavır geliştirmiştir. Külliyeler, vakfiyeleri ile birlikte bünyesinden süzülen ilkeleriyle; geleceğin giderek sanallaşan ve dijitalleşen kamusal mekan anlayışına özgün ve güzel bir örneklik ortaya koymaktadır.