ÇOCUK İSTİSMAR/İHMAL VAKALARI İLE KARŞILAŞAN AİLE HEKİMLERİNİN YAŞADIKLARI


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA ÇELEN

Danışman: Memnune Çiğdem Apaydın Kaya

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Çocuk istismar ve ihmali son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde önem kazanmış bir halk sağlığı sorunudur. Birinci basamak sağlık sistemi, sağlık sistemine ilk giriş aşaması olması, bu basamakta görev yapan aile hekimlerinin hastalara ait bilgileri içeren kayıtlara sahip olması ve hasta ile uzun dönemli bir ilişki içinde bulunması gibi özelliklere sahiptir. Bu nedenle birinci basamak sağlık sisteminde görev yapan aile hekimlerinin ihmal ve istismarı erken dönemde fark etme açısından kritik bir durumda oldukları söylenebilir. Çalışmamızda çocuk istismar/ihmal vakaları ile karşılaşan aile hekimlerinin yaşadıkları deneyimleri ortaya koymak, ihtiyaç duyulan konuları saptamak amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada toplumda ender görülen olaylar ve durumlarda bütüncül şekilde derinlemesine araştırma sağlayan 'kalitatif araştırma' yöntemi kullanılmıştır. Veriler 7 Mart -30 Aralık 2021 tarihleri arasında yüz yüze ve online olarak yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yoluyla toplandı. Çalışmaya çocuk istismar/ihmal vakası ile karşılaşmış aile hekimleri dahil edilmiştir. Çeşitli mesaj uygulamaları ile sahada çalışan aile hekimlerine ulaşılmış, oluşturulan anket ile gönüllü katılımcılar belirlenmiştir. Bu yöntemle ulaşılan aile hekimlerinden kartopu örneklem yöntemi ile katılımcı sayısı arttırılmıştır. Bulgular: Toplamda 15'i kadın 2' si erkek 17 aile hekimi ile görüşülmüştür. Çalışmamızdaki birinci basamak hekimleri özellikle süreci yönetirken yaşadıkları sorunlardan ve bu sorunların çözümü için önerilerinden bahsetmişlerdir. Hekimlerin sorunları; çocuk istismarını tanıma, bildirmeye karar verme, bildirim prosedürlerini bilmeme, durumu yetkililere bildirme sırasında öz güvenliği yönetmeydi. Öneri olarak ise çeşitli sistem ve eğitim önerilerinde bulunmuşlardır. En sık tekrar edilen öneri istismar vakaları ile ilgilenen bir çağrı-dayanışma hattının olması, olay anında aradıklarında hemen ulaşabilmeleri, hekimleri bilgilendirmeleri ve gerekli uzman desteğinin bu hat aracılığıyla sağlanmasıdır. Katılımcılar süreç içerisinde profesyonelce davranamamış, birçok duyguyu aynı anda yaşamışlardır. Kimi zaman çaresiz, üzgün, kızgın hissetmişler kimi zaman ise faydalı olduklarını hissedip mutlu olmuşlardır. Hekimler olayı anlatırken sık sık özeleştiriler de bulunmuşlardır. Çocuğun muayenesinde dikkatsiz olmak, çocukla iletişim becerisinin olmaması, bildirim prosedürleri ile ilgili yetersiz bilgi, konu ile ilgili farkındalık eksikliği gibi olumsuz eleştiriler yapmışlardır. Çocuklara resim çizdirip onlarla sohbet ettiklerini söyleyen ya da sağlam çocuk muayenesini çok önemseyip gözü açık olduğunu belirten hekimler de olmuştur. Sonuç: Tanı ve bildirim süreçlerinde yaşanan sorunların giderilebilmesi için sahada aktif olarak çalışan hekimlerin fikirleri dikkate alınmalı, sundukları çözüm önerileri karşılık bulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Çocuk ihmal ve istismarı, birinci basamak, hekim, deneyim.