Abdülkahir El-Bağdadi’nin Ehl-i sünnet anlayışı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Mustafa Irmaklı

Danışman: HATİCE KELPETİN ARPAGUŞ

Özet:

Hz. Peygamber’in vefatını müteakiben İslâm coğrafyasında sosyal, siyasi, iktisadi nedenlerle fikir ayrılıkları görülmeye başlamıştır. Bu farklılıklar zamanla derinleşerek siyasi ve itikadi mezheplerin oluşmasına neden olmuştur. Ehl-i sünnet ve’l cemaat terkibini oluşturan kavramların lügat ve terim manaları açık olmakla beraber, pratikte kimlerin söz konusu topluluğu temsil ettiğini, aynı netlikte ifade etmek çok zordur. Çünkü Ehl-i sünnet kavramı ilk dönemlerden itibaren pek çok anlamda kullanılmıştır. Bu çalışmada Ehl-i sünnet’in tanımı ve Bağdâdî’ye kadar olan tarihi seyri incelenerek, Bağdâdî’nin Ehl-i sünnet anlayışı tesbit edilmeye çalışıldı. Bağdâdî, Ehl-i sünnet anlayışını “fırkayı naciye” adıyla meşhur olan hadis metinlerine dayandırmaktadır. Ancak söz konusu hadislerin, hadis kriterleri açısından çok farklı değerlendirmelere konu olduğu, metinlerin sıhhati hususunda birbirine zıt tavırların ortaya çıktığı da bilinmelidir. Bağdâdî’ye göre, kelâm, fıkıh, hadis, tefsir, tasavvuf, dil ve edebiyat gibi bütün İslamî disiplinlerin müntesipleri ile söz konusu çerçeve içindeki halklar ve mücahitler Ehl-i sünnet dairesi içindedir. Ancak o, bu alanlardan her biri için “bid’at ve bid’atçilere meyletmeyen” kaydı koyar. ABSTRACT After the death of the Prophet, intellectual disagreements occured depending on social, political and economic reasons in Muslim world. In course of time, these disagreements deepened and led to the fact that some political and dogmatic sects have risen. The lexicographical and term meanings of concepts which “Ehl-i Sunnet ve’l-Cemaat (The Sunnet and Cemaat People)” expression consists of them are clear, but in practice, it’s difficult to determine who represents this so-called community. Because, the concept of Ehl-i Sunnet has been used in many meanings from the first eras. During this work, it is tried to assess Bagdadi’s Ehl-i Sunnet concept, through studying the definition of Ehl-i Sunnet and chronological progress up to Bagdadi. Bagdadi depends his concept of Ehl-i Sunnet on the texts of traditions known as Firka-i Naciye (People of Salvation) traditions. But, it should be considered that the called traditions were put in to various assessments with respect to criterions of traditions and there were contradictory attitudes towards validity of these texts. According to Bağdadi, the followers of all Islamic disciplines like Kelam (Islamic Theology), Fikih (Islamic Law), Hadith (Traditions), Tefsir (Quran Exegesis), Tasavvuf (Islamic Mysticism), linguistic and literature, and peoples within this frame, are inside of the Ehl-i sünnet circle. But he puts stipulation of “who has no sympathy to bid’at (unfounded innovation) or bid’at-doers”.