Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün Akdeniz Bölgesi gezileri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Esra Tümay

Danışman: BÜLENT BAKAR

Özet:

Atatürk, yurt gezilerine çok önem vermiş, kalkınmanın, ancak halkı bilinçlendirmekle mümkün olduğunu düşünmüştür. O’na göre, gerçek zafere, savaş meydanlarında başarılı olarak değil, sanat, ziraat ve ticaret konularındaki faaliyetle varılacaktır. İktisat Kongresi’nin hemen ertesinde, ekonomik kalkınma için düğmeye basılmış, bunun için de Adana ve Mersin öncelikli olarak seçilmiştir. Hatta, Adana ve Mersin, Atatürk’ün yurt gezilerinde en sık ziyaret ettiği yerlerden biri olmuş, Tarsus ve Silifke de gitmekten keyif aldığı yerler arasına girmiştir. Adana ve Mersin’e ilk kez 1923 yılında, henüz Lozan Antlaşması imzalanmadan giden Atatürk, bu toprakların tarım potansiyelini çok iyi bildiğinden, çiftçilerle temasları yoğun olmuş, onları, ziraat alanında daha fazla çalışmaları için yüreklendirmek istemiştir. İlaveten halkla, esnaflar ve gençlerle de temas etmiş, milli ekonomi üzerinde durmuştur. Daha sonra bölgeye defalarca gitmiş olan Atatürk, Tarsus, Silifke ve Dörtyol’da çiftlikler satın alarak tarım alanındaki faaliyetleri teşvik etmeye çalışmıştır. Ayrıca, verimsiz olarak nitelendirilen toprakları yeşerterek, halka örnek olmak da istemiştir. Antalya’ya ise ilk kez 1930 yılında giden Mustafa Kemal, gidiş geliş esnasında Burdur ve Isparta’ya uğramıştır. 1931 ve 1935 yıllarında gerçekleşen Antalya ziyaretlerinde ise, Antalya’nın tarihi zenginlikleri ve turizm potansiyeli, öne çıkmıştır. Atatürk, Akdeniz gezilerinde, sadece ekonomi ile ilgilenmemiş, dil ve tarih konusuna da eğilmiştir. Ziyaret ettiği yerlerdeki tarihi eserleri incelemiş, dil ve tarih konusunda yapılan çalışmaları desteklemiştir. ABSTRACT Atatürk greatly valued his trips to various cities, towns and villages in the country, and thought that development could only be possible with stimulating public awareness. According to him, the real victory would not be achieved with being triumphant on the battlefields, rather with successes in the area of art, agriculture and commerce. Immediately after the Congress of Economics, country-wide economic development was instigated as Adana and Mersin were granted the highest priority. Moreover, Adana and Mersin had been those of the most frequently visited places during Atatürk’s trips in the country, and Tarsus and Silifke were listed among the places he enjoyed visiting. Atatürk who visited Adana and Mersin for the first time in 1923 before the Treaty of Lausanne was yet to sign had been in close contact with the farmers and tried to encourage them to work harder in the field of agriculture as he was very well aware of the agricultural potential of the land. In addition, he had also been in contact with the public, tradesmen and the youth, and laid emphasis on the importance of a strong national economy. Atatürk, having visited the region several times after then, tried to promote activities in the field of agriculture by buying farms in Tarsus, Silifke and Dörtyol. Furthermore, he made those lands deemed unproductive fertile again, and hoped to set an example to the public. As Mustafa Kemal was traveling to Antalya for the first time in 1930, he also stopped by Burdur and Isparta. And during his visits to Antalya that took place in 1931 and 1935, Antalya's rich history and tourism potential came to the fore. Atatürk, during his trips to the Mediterranean, not only involved in the economy, but he also paid attention to the studies conducted in the area of linguistics and history. He also explored the historical artifacts found in the places he visited and supported studies made in the area of linguistics and history.