Malignite tanılı hastaların tanı süreci ve bu süreçte birinci basamağın yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞENUR DUMAN

Danışman: Saliha Serap Çifçili

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Kanser Dünya'da ve ülkemizde en sık ikinci ölüm nedenidir. Artan insan nüfusu, yaşam süresinin uzaması ve dolayısıyla etyolojik nedenlere daha uzun süre maruz kalmak kanser insidansını artırmakta, gelecekte kanser yükünde büyük artışlar öngörülmektedir. Kanserlerin erken evrede teşhis edilmesi, mortalitenin azaltılması, sağkalım süresinin uzatılması, hastaların işlev ve hayat kalitesi kaybının en aza indirilmesi ve kanserin neden olduğu mali kayıpları azaltmak için anahtar rol oynamaktadır. Birinci basamak ulaşılabilirliği, kapsayıcı yaklaşımı ve toplum yönelimli hizmet vermesi nedeni ile kanser kontrolünde önemli bir avantaja sahiptir. Araştırmamızda amacımız kanser tanısı almış hastaların tanı sürecini incelemek, etki eden faktörleri belirlemek ve birinci basamağın bu sürece katkısını göstermektir. Yöntem: Çalışmamız tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çeşitli polikliniklerde 1 Şubat-31 Mayıs 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmamıza son altı ay içerisinde kanser tanısı almış, 18 yaş ve üzerindeki bireyler dahil edilmiş, veriler yüz yüze görüşme yöntemiyle doldurulan bir anket formu aracılığı ile toplanmıştır. Anket formunda hastaların sosyodemografik verileri, tanı anında varolan semptomları ve bu semptomlar ile tıbbi yardıma başvurma süreleri, sağlık sistemi basamaklarını kullanım alışkanlıkları sorgulanmıştır. Hastalara tanı sürecinde birinci basamak başvurusu yapıp yapmadığı, kesin kanser tanısının nerede konulduğu ve tanının kesinleşmesinin ne kadar zaman aldığı sorulmuştur. Hastaların tanı sürecinin uzunluğuna etki ettiğini düşündükleri aşamalar ve kanser taraması geçmişi de sorgulanmıştır. Elde edilen veriler tanımlayıcı ve karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş, p<0,05 ise istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmamıza yaş ortalamasının 55 olduğu 176 hasta katılmıştır. Katılımcıların %60,2'si erkektir. En sık kanser türleri akciğer (%19), kolorektal (%18), meme (%125), mide (%9) ve pankreas kanseridir. Hastaların teşhis süresi ortanca değeri 30 gün olup Avrupa verileri ile uyumlu bulunmuştur. Hastaların hematokezya (2 gün), hemoptizi (30 gün), bulantı/kusma (12 gün) ve ele gelen kitle şikayetleri (30 gün) ile başvurusunun diğer semptomlardan daha hızlı olduğu görülmüştür. Hastaların semptomlarını çoğunlukla doğal nedenlerle ve var olan viiikronik hastalıklarıyla ilişkilendirdiği, kendiliğinden geçeceğini düşünerek beklediği görülmüştür. Araştırmamızda katılımcıların sadece %44,9'u öncelikle birinci basamak sağlık hizmetini kullandığını belirtmiştir. Tanı anında var olan semptomları ile daha önce ASM başvurusu olan hastaların tanı süreleri ve tanı evreleri incelenmiş, başvurusu olmayan hastalarla arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Hastaların kanser taraması yaptırma oranlarının da oldukça düşük olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırmamızda hastaların kanser tanı süreçleri incelenmiş, ortalama tanı süresinin kanser tanısının hızlandırılması için programların uygulandığı Avrupa ülkelerine yakın olduğu bulunmuştur. Avrupa verilerinin aksine çalışmamızda birinci basamak başvurusunun tanı sürecine olumsuz bir etkisi saptanmamıştır. Ülkemizde sevk sisteminin uygulanmaması, hastaların istediği basamağa başvurabilmesi ve görüntüleme tetkiklerinin daha yoğun kullanılmasının kanser tanı süresine etki ettiği düşünülmektedir. Katılımcıların semptomlarını değerlendirme de yetersiz kaldıkları ve kanser tarama oranlarının düşük olduğu saptanmış olup, bu durum ülkemizde kanser farkındalığının düşük olduğunun bir belirteci olarak değerlendirilebilir. Birinci basamağın kullanım oranlarının artırılması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ülkemizde koruyucu hizmetlerin uygulanma oranını artıracak ve kanser kontrolüne de katkı sağlayacaktır