II. Dünya Savaşı ve Sonrasında SSCB'deki Türk Göçleri (Ahıska ve Kırım Tatarları)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türk Dünyası Coğrafyası Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ALİ AÇIKGÖZ
Danışman: Halil Kurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1917 Bolşevik İhtilali ile birlikte Çarlık Rusya'sında Rus olmayan milletler kendi cumhuriyetlerini kurmuş ve Kırım Türkleri de kendi hükümetlerini kurarak bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Fakat bu durum uzun sürmemiş Bolşevikler kısa bir süre sonra Kırım'ı işgal ederek burada Kırım Türkleri'ni imha etmek, milli kültürlerini yok edip Kırım'ı Ruslaştırma siyasetini izlemeye başlamıştır. Türkiye'nin Gürcistan sınırında bulunup Posof İlçesi'nin devamı sayılan Ahıska Bölgesi de 1921 Moskova Anlaşması ile nüfusunun %90'ının anadili Türkçe olan 240 köy ve kasaba ile SSCB'ye bırakılmıştır. Bundan sonra felaket yılları olarak değerlendirebileceğimiz gözyaşı dolu yıllar başlamıştır. Sindirme ve Türk izlerini silmek amaçlı politikalar uygulayan SSCB, Kırım Türkleri'ni sürgün ve açlıkla, Ahıska Türkleri'ni ise erkekleri II. Dünya Savaşı'nda askere alıp, geride kalanlara ise baskı uygulayarak sindirmeye çalışmıştır. SSCB II. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Kırım ve Ahıska Türkleri'ni anavatanlarından binlerce km. mesafedeki Sibirya ve Batı Türkistan'a zorunlu göçe tabi tutmuştur. Göç ettirildikleri yerlerde büyük sıkıntılar yaşayan Kırım ve Ahıska Türkleri, Stalin'in ölümünden sonra vatanlarına geri dönüş çabası içerisine girmişlerdir. Türlü zorluklara rağmen geri dönmeyi amaç edinen ve bu amaca yönelik çeşitli çalışmalar yapan Kırım Türkleri'nin bir kısmı amaçlarına ulaşmasına rağmen, Ahıska Türkleri amaçlarına ulaşamamıştır. 1990'lı yıllara gelindiğinde SSCB dağılınca nisbeten üzerlerindeki baskı azalmıştır. Kırım Türkleri geri dönerken, Ahıska Türkleri kendi içlerinde daha önceden bölünmeler yaşadıkları için hala geri dönüş çabası içindeydiler. Bu dönemde Ukrayna Kırım Türkleri'nin geri dönüşünde bir takım yardımlarda bulunmuş, Gürcistan ise özellikle batı ile bütünleşebilmek adına Ahıska Türkleri'nin geri dönüşü konusunu gündeme almak zorunda kalmıştır. Ancak bir takım şartlar öne sürerek Ahıska Türkleri'nin geri dönüşü konusunda engeller çıkarmıştır. 2004 yılında ABD göç etme imkânı tanıyınca on binin üzerinde Ahıska Türkü buraya göç etmiştir. Ahıska Türkleri'ne bu imkânı sunan ABD, onları aynı yerlerde iskân ettirmeyerek farklı eyaletlere dağıtmıştır. Mevcut şartlara hızla uyum sağlayan Ahıska Türkleri yeniden hayata tutunmaya çalışmışlardır. Yine bu sıralarda meydana gelen renkli devrimler ve iç çatışmalar Ahıska Türkleri'nin geri dönüşü önündeki diğer engelleri oluşturmuştur. 2014 Şubat ayında RF'nin Kırım'ı ilhak etmesi ve RF'ye katılım referandumu sonrası Kırım'ın RF'ye bağlanmasıyla birlikte yeni bir sürece girilmiştir. Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Rıfat Çubarov, Kırım Türkleri'nin devlet eliyle değil RF baskısıyla kendileri göç etmeye başladığını ifade edip, göç edilen yer konusunda herhangi bir bilgi vermemiştir. Referandum öncesinde Kırım Türkleri'ne bir takım haklar vaat edilmesine rağmen sonrasında baskı altına alınmışlar ve önde gelenlerine Kırım'a giriş gibi bir takım yasaklar getirilmiştir. Sonuç kısmında genel bir değerlendirme yapılarak gelecekte görülebilecek olası durumlar müzakere edilmiştir.