Simularca


Tezin Türü: Sanatta Yeterlik

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Film Tasarımı Anasanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKER CANİKLİGİL

Danışman: SEMİR ASLANYÜREK

Özet:

Özet: Yeni Bir Film Yapım Felsefesine Doğru Sinema sadece bir sanat dalı değil (biraz da üzücü bir biçimde) öncelikle endüstriyel bir üretim şeklidir. Bir filmin yapılabilmesi için genellikle yüzlerce veya en iyimser tahminle onlarca insanın haftalarca çalışması, son derece pahalı teknik aletler kullanması gerekir. Her ne kadar Fransız kökenli "auteur kuramı" filmin yönetmenini "yaratıcı" kişi saysa da bunun pratikte çok da işlerliği olmadığını kabul edebiliriz. "Auteur" kuramının kökenleri 1920'lere kadar gider. O yıllarda Fransız eleştirmenler tarafından ortaya atılan bu kavram senaristiyle yönetmeni aynı olmayan filmleri daha aşağı görmek üzerine kurulmuştu. Ama "auteur" teorisinin altın çağı 1950'lerin sonunda "Cahier de Cinema" dergisi altında buluşan yeni dalga sinemacılarının etkisiyle yaşandı. Bu teoriye göre yönetmen filmin senaryo yazarı, olmasa bile sadece filmin sahnelemesi (mise en scene) sırasında verdiği kararlar ve yarattığı stille bile "auteur" tanımını hak edebilirdi.1 Gerçekte bir yapım süreci içinde yönetmenin tamamen kontrol edebileceği çok az şey vardır. Setteki en ufak elemanın bile yapacağı önemsiz bir hata filmi ciddi şekilde etkileyebilir. Bir film dekor- kostüm- aksesuar- ışık- mekan- mercek- ışık- renk- kurgu- ses gibi kendi altlarında başka bir sürü unsur içeren alanlardan oluşur. Örnek olarak dekor yanlış yapıldıysa yönetmen ne kadar yetenekli olursa olsun ancak bir noktaya kadar filmi "kurtarabilir". Bir filmin gerçekleşebilmesi için binlerce hatta yüzbinlerce dolara ve bir çok insana ihtiyaç vardır. İlk ortaya çıktığından bu yana sinemanın büyük sermaye gruplarının kontrolünde olması bu açıdan doğal karşılanabilir. Ender olarak bağımsız IVüreticiler iyi filmlerle ortaya çıkabilseler de genellikle dağıtım kanalları da tröstlerin elinde olduğu için bugüne kadar bağımsız sinema yapmak biraz maceracı bir ruhu ve epey de sabır sahibi olmayı gerektiriyordu diyebiliriz. Buna rağmen 1990'ların ikinci yarısından başlayarak yeni bir dalga gelişiyor. Bu dalganın iki önemli kolu var: Birincisi gelişmekte olan video teknolojisi ikincisi bütün bilgisayarları birer sinema salonuna çevirme potansiyeli taşıyan ikinci bin yılın belki de en son "büyük" buluşu internet. Bu iki güçlü silah sayesinde sinema yapmak çok daha kolaylaşabilir ve daha da önemlisi filmlerin dağıtım şekli klasik sinema salonlarından evlere ve internet'e kayabilir. Kısaca içinde sinema yapma isteği olan ve anlatacak derdi olan insanların sinema yapabilmesi artık daha mümkün. Gelişen video teknolojisi film yapmayı daha ucuz, daha kolay ve daha demokratik bir hale getiriyor. Bugün bize dayatılan anlayış maalesef ya tamamen Amerikan kaynaklı veya Avrupa kaynaklı film yapma yöntemidir. Sözü edilen bu yöntemler tez içinde ayrıntılarıyla açıklanacak ve örneklenecektir. Bu tez çerçevesinde yapmaya çalıştığım şey bu ikisinin de dışında yeni ve bize özgü bir sinema yapma şekli geliştirmektir. Sinema yapma şansını bulamayanlar için yeni bir şans yaratma denemesidir. İstanbul, 1 Ağustos 2001 1 Hay ward, Susan, Key Concepts in Cinema Studies, Routledge Publishing, 1996, sayfa 12-13 V