Türkiye'de aile hekimliği uzmanlık eğitiminde eğitim aile sağlığı merkezlerinin yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN HÜSEYİN ŞAHİN

Danışman: GÜLRU PEMRA CÖBEK ÜNALAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Aile Hekimliği Uzmanı; birinci basamakta uygulama yapmak konusunda yeterlilik kazandırmak üzere tasarlanmış bir mezuniyet sonrası eğitimi tamamlamış olan hekimdir. Yüksek Öğrenim Kurumu kararıyla ülkemizde ilk anabilim dalının 1993 yılında kurulmasından sonra Aile Hekimliği sağlık alanında mezuniyet sonrasında eğitim gerektiren bir ana dal olduğu kabul edilmiştir. Tıpta Uzmanlık Kurulu kararı uyarınca Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitim süresinin yarısının Aile Hekimliği alanı/uygulaması içinde geçmesi beklenmektedir. Bu süreçte uzmanlık öğrencilerine birinci basamak yönetimi, kişi merkezli bakım, özgün problem çözme becerileri, kapsamlı yaklaşım, toplum yönelimli olma ve bütüncül yaklaşım konularında yeterlilik kazandırmak hedeflenir. Birinci basamak ve toplum yönelimli klinik bir uzmanlık dalı olan Aile Hekimliği eğitimi sürecinde bu yeterliliklerin sahada kazanılması gerçekçidir. Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerinin (E-ASM) kurulması bunu sağlamak için atılmış bir adımdır. Bu çalışma ile bugüne kadar kurulmuş olan E-ASM'ler ile ilgili asistan, uzman ve eğiticilerin beklenti, düşünce, deneyim ve önerilerinin ortaya çıkarılarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız kalitatif ve kantitatif araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma metodlu bir çalışmadır. Çalışmamızda örneklem alınmayıp, tüm evrene ulaşılmıştır. Çalışmamızın veri toplama süreci 15 Ekim – 15 Aralık 2017 tarihleri arasında Türkiye'de E-ASM'leri bulunan 9 kurumun tamamında gerçekleştirilmiştir. Kantitatif bölümde tanımlayıcı analizleri ortaya koymak üzere 50 sorudan oluşan bir soru formu hazırlanarak 16 farklı E-ASM'de en az 3 ay görev yapmış asistan hekimlere uygulanmıştır. Ayrıca uzmanlık eğitimi sırasında buralarda çalışmış ve ayrılmış uzman hekimlere de elektronik posta yoluyla anketler ulaştırılmıştır (cevaplanma oranı=107/122). Anket içerisinde E-ASM değerlendirmeyi amaçlayan tanımlardan oluşan likert tipi ölçek için faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmamızın kalitatif kısmı ise E-ASM'lerde en az 3 ay görev yapmış 16 eğitici ile 30 dakikalık yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yoluyla ses kaydı alınarak gerçekleştirilmiş, transkriptleri çıkartılarak kodlar belirlenmiş ve sonrasında tema analizi ile sonuçlandırılmıştır. Tanımlayıcı ve karşılaştırmalı analizler yapılarak p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamız toplam 9 kurumda bulunan Aile Hekimliği Anabilim Dallarına bağlı 16 Eğitim Aile Sağlığı Merkezinde gerçekleştirilmiştir. 122 asistan ve uzman hekimden 120 kişiye ulaşılmış olup 107 kişiden anketler toplanabilmiştir. Çalışmamızda yanıt oranı %89 olarak görülmüştür. Katılımcıların %81,3 kadarı E-ASM'lerde çalışma süresini yeterli bulurken; yeterli bulmayan %18,7 kadar hekim sürenin ortalama 10,6 ay (SD: 4,82; min:3 – max:24) olması gerektiğini belirtmişlerdir. Katılımcıların %88,8'i E-ASM'de çalışmış olmaktan memnunken; %96,2'si E-ASM'lerin saha eğitimi için önemli olduğuna katıldıklarını belirttiler. Nüfus sayısı ile E-ASM uygulamasını faydalı bulma puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Katılımcıların E-ASM'lerde çalışırken kendilerine bağlı nüfus oranlarıyla E-ASM'nin uzmanlık eğitimlerine katkısı ve toplam puan karşılaştırıldığında; nüfusun 2000 ve üzeri birimlerde çalışan hekimlerin puan ortalamaları anlamlı bir şekilde nüfusu az olan birimlere göre daha fazladır (sırasıyla p<0,01; p=0,01). Post-hoc analizlere göre 2000-2999 arası nüfusu olanlar 0-999 arası nüfusu olanlara göre toplam puan ve uzmanlık eğitimine katkı puanı açısından karşılaştırıldığında anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0,05). Asistan ve Uzman Hekimlere anket uygulamasında yönelttiğimiz E-ASM'lerin daha etkili olabilmesi için öneriler sorusuna verilen yanıtlar; yönetmelik ve görev tanımı, eğitici ve eğitim ile ilgili öneriler, donanım ve personel durumu ile ilgili öneriler ve işleyiş ile ilgili öneriler adlı tema başlıklarında toplanmıştır. Eğiticiler ile yapılan derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilen kodlar E-ASM'lerin uzmanlık eğitiminde önemi, alan ve alan dışı eğitim, E-ASM'lerin kuruluşu ve işleyişi sırasında yaşananlar, süreçte eğiticilerin duyguları ve Aile Hekimliği disiplini başlıklı temalarda toplanmıştır. Tartışma ve Sonuç: Ülkemizde Aile Hekimliğinin bir uzmanlık alanı olarak kabulünden yaklaşık 30 yıl sonra Eğitim Aile Sağlığı Merkezleri Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği ile ilk kez E-ASM'lerin yapılandırılmasıyla ilgili çabalar ortaya koyulmuştur. Bu başlangıç kuruluş için önemli olmakla beraber çok yüzeyseldir. Aile Hekimliği uzmanlık gerektiren bir disiplindir. Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi her yerde aynı standartlarda olmalıdır. Birinci basamaktaki daha gerçekçi öğrenmeyi uzmanlık öğrencilerine sağlayan E-ASM'ler daha yolun başındadır ve geliştirilmeye ihtiyacı vardır. Özellikle uzmanlık öğrencilerinin en çok vurguladığı eğiticiyle birlikte eğitim ihtiyacının karşılandığı, tamamlanmış bir fiziki yapısı olan, sevk zinciri olduğu zaman fark oluşturmayacak bir öğrenim ve uygulama modeli şimdiden tasarlanmalı ve uygulanmalıdır. Yaşanan tüm problemlere rağmen Eğitim Aile Sağlığı Merkezlerinin açılmış olması Aile Hekimliği uzmanlık eğitimleri açısından çok önemli bir başlangıçtır. Bu nedenle birinci basamakta daha nitelikli ve yetkin hekimlerin yetişebilmesi için alt yapısı eğitim odaklı kurgulanan, yönetimsel olarak eğitim kurumuna bağlı, donanımlı, personel açısından desteklenen, gerek uzmanlık öğrencileri gerekse eğiticilerin özlük hakları açısından eşitsizlik ya da olumsuzluk yaratmayan, eğiticinin rol model olarak uygulama yapabilmesine olanak tanıyan, hasta sayısından çok, eğitim çıktıları ön plana çıkan güncel bir E-ASM yapılanması gereklidir. Bu koşulların hazırlanabilmesi için aile hekimliği camiası her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirtmektedir ancak temel sağlık politikalarını belirleyecek olan bu konuda asıl olan Sağlık Bakanlığının kararları ve etkinliğidir.