PLANLANMAMIŞ GEBELİKLERİN AİLE ÜZERİNE ETKİLERİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATMA DURMUŞ
Danışman: Memnune Çiğdem Apaydın Kaya
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi, ailenin fonksiyonlarını etkin olarak devam ettirmesine bağlıdır. Aile, yaşam döngüsünde değişen koşullara uyum sağlayabildiği ölçüde işlevselliğini koruyabilmektedir. Aile yaşam kalitesi, ailenin gereksinimlerini karşılayabilmesi, aile olmaktan ve birlikte yaşamaktan mutluluk duyulmasıdır. Planlanmamış gebelikler, annenin fiziksel ve ruhsal sağlığı için risk oluşturmakta, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve riskli annelik davranışları sebebiyle bebek sağlığını olumsuz etkilemektedir. Ancak aile üzerine etkilerini doğrudan değerlendiren bir çalışma mevcut değildir. Amaç: Planlanmamış gebeliklerin, aile üzerine etkilerini, aile yaşam kalitesi (AYK) ve evlilik doyumu açısından değerlendirmektir. Yöntem: Araştırma 15 Ağustos 2018 – 15 Ocak 2019 tarihleri arasında İstanbul'da yürütülmüştür. Vaka-kontrol çalışmasıdır. Katılımcılar, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği polikliniklerine ve Tuzla Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne (E-ASM) başvuran, en az 1 gebelik geçirmiş ve 6 hafta -2 yaş arasında çocuğu olan, 18-49 yaş aralığında, dahil etme kriterlerine uyan, gönüllü kadınlar arasından, gelişigüzel yöntemle seçilmiştir. Sosyodemografik verilerin ardından aile ilişkilerini değerlendirmek için Beach Center Aile Yaşam Kalitesi Ölçeği (BCAYKÖ) ile Golombok- Rust Evlilik Durumu Envanterini (GREDE) içeren bir anket kullanılmıştır. BCAYKÖ toplam puanının artması, aile yaşam kalitesinin arttığını gösterirken, GREDE toplam puanı arttıkça evlilik doyumu azalmaktadır. Verilerin analizi SPSS.23 programı ile yapılmıştır. Karşılaştırmalı analizlerde Pearson Ki-Kare, Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Korelasyon ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 29,86±4,64 (min: 18- max: 44) olan 275 kadın katılmıştır. Vaka grubu, en az bir defa planlanmamış gebeliği olan 114 kişiden, kontrol grubu, plansız gebeliği olmayan 161 kişiden oluşmaktadır. Planlanmamış gebelik öyküsü olan kadınların, aile yaşam kalitesini gösteren BCAYKÖ puanı, olmayanlara göre anlamlı derecede düşüktür (sırasıyla 81,1±11,6; 85,9±10,4; p<0,001). Planlanmamış gebelik öyküsü olanların GREDE puanı olmayanlara göre daha yüksek, evlilik doyumu daha düşüktür (sırasıyla; 29,44±10,37; 23,27±9,51; p<0,001). Aile yaşam kalitesi arttıkça evlilik doyumu da artmaktadır (Rho;0,5; p<0,0001). Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre; planlanmamış gebelik varlığı, depresyon tarama testi pozitifliği ve evde kronik hasta/engelli birey olması, aile yaşam kalitesini olumsuz etkilerken, eğitim düzeyinin lise ve üzeri olması olumlu etkilemektedir (sırasıyla B:-3,789; CI:-6,334/-1,245; p=0,004; B:-3,713, CI:-6,262/-1,163; p=0,04; B:-4,558, CI:-8,505/-0,610; p= 0,024, B:3,381; CI: 0,826/5,936; p=0,010). Evlilik doyumu ise planlanmamış gebelik varlığında azalmakta, bireyin genel sağlık algısının "iyi-çok iyi" olması durumunda artmaktadır (sırasıyla B:5,119; CI: 2,768/7,470; p<0,0001; B: -4,504; CI:-7,237/-1,771; p=0,001). Sonuç: Araştırmamızın bulguları planlanmamış gebeliklerin aile yaşam kalitesi ve evlilik doyumu üzerine olumsuz etkileri olduğunu göstermektedir. Buna göre; etkin aile planlaması danışmanlığı ve sunumu gibi müdahaleler ile plansız gebelikler azaltılarak kadın, aile ve toplum sağlığını üzerine olumlu etkiler sağlanabilir.