Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattının ulusal ve uluslararası katkıları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Elcin Huseyn

Danışman: MEHMET EMİN OKUR

Özet:

BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN HAM PETROL BORU HATTININ ULUSAL VE ULUSLARARSI KATKILARI 20 Eylül 1994’de Azerbaycan ile Yabancı Petrol Şirketleri Konsorsiyumu (FOCC) arasında imzalanan, “Asrın Anlaşması” olarak da bilinen anlaşma ile Hazar Denizi’nin statüsü sorunu gündeme girdi. Statü sorununun çözümüne yönelik olumlu gelişmeler kat edilirken, diğer yandan kıyıdaş devletler Hazar petrollerinin ihracı için alternatif güzergahlar arayarak dünya pazarına sunulması doğrultusunda yabancı şirketler ile birlikte önemli yatırımlar yapa gelmişlerdir. Bu çalışmada Hazar Denizi’ne kıyısı olan Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkelerinin bağımsızlıklarına kavuşmalarından sonra önem kazanan petrol rezervlerinin dünya pazarlarına Türkiye üzerinden Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Boru Petrol Hattı ile taşınması ve bunun Türkiye işletmeleri üzerinde yaratacağı katkılar incelenmiştir. Hazar bölgesi petrol rezervlerinin yeni keşfedilmediği, bölgedeki petrol zenginliğinin çok eski tarihlere dayandığı ve dünyanın en eski petrol endüstrisine sahip bölgesi olduğu bir gerçektir. Daha sonra bölgedeki petrol rezervlerinin büyüklüğü, üretim-ihraç potansiyeli bakımından dünya petrol piyasaları içindeki önemli yer tutmaktadır. Hazar havzasında neden yeni ihraç boru hatlarına ihtiyaç duyuluyor sorusunun cevabı yine bu bölümde aranmakta ve bölgeyi uluslar arası pazarlara bağlayacak boru hattı projeleri büyük avantaj ve dezavantajları ile ortaya konulmaktadır. Hazar ham petrolünün pazar olanakları ayrıcalıklı önemi nedeniyle detaylı, özgün bir biçimde incelenmiştir. Sonda ise ağırlıklı olarak Bakü Ceyhan hattının Türkiye işletmelerine katkıları araştırılmıştır. Bu katkılar, boru hattının güzergahı üzerinde ortaya çıkacak olumlu ve olumsuz gelişmeleri içine almaktadır. ABSTRACT THE NATIONAL AND INTERNATIONAL CONTRIBUTIONS OF BAKU-TBILISI-CEYHAN OIL PIPELINE Status of the Caspian Sea was launched after signing of the agreement, which is also known as an “Agreement of the Century”, on 20 September 1994, between Azerbaijan and Foreign Oil Companies Consortium (FOCC). While positive developments have been attained toward the solution of the status issue, costal states, looking for alternative ways to export Caspian oil to the world markets, have signed investment agreements with foreign companies. In this study, in the transportation of Caspian petroleum reserves to world oil markets via Turkey by pipelines, which have increasing importance after gained independence of Central Asian and South Caucasian countries on the coast of Caspian Sea, and future effects on Turkish Economy, were searched. It is reminded that Caspian Petroleum Reserves weren’t discovered newly, these reserves have been used for ancient times and the region has the earliest petroleum industry. Afterwards it is pointed out the greatness of petroleum reserves in Caspian Sea Region, and its importance in the world’s petroleum markets in point of the potential of production and exportation, and also it searches the reply of the question that “why was it depended upon exporting pipelines” in this part, and explained all of the pipeline projects which connecting the region to international markets, with all their advantages and disadvantages. Eventually it was concluded that Baku-Tiblisi-Ceyhan and other pipeline projects are vital for Turkish Economy and in terms of Turkey’s economic benefits on Euroasia geography.