Fonksiyonel kalça eklem merkezi metodunun serebral palsili çocuklarda değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ORHAN ÖZTÜRK
Danışman: İlkşan Demirbüken
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın birinci bölümündeki amacı, fonksiyonel kalibrasyon hareketlerinin kalça eklem merkezine (KEM) olan etkilerinin araştırılmasıdır. İkinci ve üçüncü bölümde ise farklı KEM'lerin ve diz eklemi mediolateral eksenlerinin kinematik sonuçlara olan etkilerinin araştırılmasıdır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya toplamda 33 SP'li birey dâhil edildi. Çalışmamızın birinci aşamasında kalibrasyon hareketlerinin karakteristiklerinin (hareket tipi, tekrar sayısı ve optik işaretleyici seti) KEM üzerine etkileri değerlendirildi. İkinci aşamada farklı fonksiyonel KEM'lerin ve diz eklemi mediolateral eksenlerinin kinematik sonuçlar üzerine etkileri Yürüyüş Profil Skoru (GPS) ve pik kinematik değerler kullanılarak değerlendirildi. Ayrıca, kinematik verilerin dalga formlarının karekök ortalama (RMS) farkı ve normal ortalama farkı incelendi. Üçüncü aşamada ise fonksiyonel ve tahmin edici metodun kinematik verilere etkileri incelendi. Bulgular: Çalışmanın ilk aşamasında fonksiyonel kalça kalibrasyon hareketinin tipi, SCoRE Residual'ı ve konvansiyonel metoda olan lineer uzaklığı birlikte etkileyen tek faktör olarak bulundu. (p<0,001). Hareketlerin tekrar sayısının sonuçlar üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı belirlendi (p=0,387). Çalışmanın ikinci aşamasında farklı fonksiyonel KEM'ler ve diz ekleminin mediolateral ekseni GPS'i klinik açıdan etkilemedi. Son aşamada ise fonksiyonel ve tahmin edici metot ile elde edilen kalça eklemi kinematik verileri arasında klinik açıdan anlamlı bir fark saptandı. Sonuç: Fonksiyonel kalça kalibrasyon hareketinin tipi KEM'in üç boyutlu düzlemdeki konumunu etkilemektedir. SP'li bireylerin yürüyüş analizi kinematik sonuçları konvansiyonel metodun yanında fonksiyonel metot ile de değerlendirilmelidir.