Osmanlı hukukunda nişancı


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NACİ ÇEVİK

Danışman: Ekrem Buğra Ekinci

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nişancı, Osmanlı Devleti'nin merkez teşkilatında Divan-ı Hümâyun azası yüksek rütbeli memurlardan biridir. Osmanlılardan evvelki muhtelif Türk-İslam devletlerinde de nişancılığın muadili müesseseler vardır. Türklerin İslamiyet'i kabul etmeden önce kurdukları devletlerde "tuğra" adı verilen ve hakanı temsilen kullanılan yazılı alâmet ve işaretleri işlemekle vazifeli memura "tuğraî" denilmiştir. İslam devletlerinde ise hükümdarın irade ve muvafakati mahiyetinde olan "tevkî", onun imzasının muadili olup, bunu çekmekle vazifeli memura ise "tevkiî" adı verilmiştir. Osmanlı Devleti'nin ilk devirlerinde daha çok tuğraî ifadesi kullanılmış olmakla birlikte tarihî safahat içerisinde tevkiî tabiri de taammüm etmiştir. Nişancılık müessesesi Sultan Orhan Gazi devrinden itibaren Osmanlı devlet idaresinde yerini almıştır. Nişancıların menşei, mertebesi, teşrifattaki mevkii ve vazifeleri gibi mevzular, Sultan Fatih'in Teşkilat Kanunnamesi ile Tevkiî Abdurrahman Paşa Kanunnamesi'nde tanzim edilmiştir. Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında ilmiye sınıfına mensup inşâsı kuvvetli kimseler arasından seçilen nişancılar, bilâhare kalemiye sınıfına mensup profesyonel bürokratlar arasından seçilmeye başlanmıştır. Osmanlı devlet idaresinde nişancının en başta gelen vazifesi tuğra çekmektir. Ancak Osmanlılarda tuğra çekmenin dışında çeşitli vazife ve salâhiyetler de nişancı ve nişancılık müessesesi tarafından yerine getirilmiştir. Bu çerçevede nişancılar tuğra çekme vazifelerinin yanı sıra divan kararlarının yazılmasında, tımar kayıtlarının tutulmasında, tapu tahrir muamelelerinin yürütülmesinde, örfî hukuk kanunnamelerinin hazırlanıp divana arz edilmesinde ve ecnebi devletlerle münasebet ve muhaberenin temini mevzularında da vazife almışlardır. Nişancılar bilhassa Osmanlı hukukunun aslî rükünlerinden olan kanunnamelerin hazırlanmasında, bunların şer'î hukuk ile ahenkli olmasında, öte yandan arazi sisteminin sağlıklı ilerlemesinde mühim rol oynamışlar, entelektüel şahsiyetleriyle Osmanlı siyasi kültüründe mühim bir mevki tutmuşlardır. XVIII. asırdan itibaren vazifelerinin başka makamlara verilmesi üzerine yavaş yavaş devlet mekanizmasındaki mevkii zayıflamış, ama tuğrakeş ismiyle devletin sonuna kadar mevcudiyetini devam ettirmiştir.