İstanbul'da bulunan anıt ağaçlarda bitki hastalıklarının tesbiti, teşhisi ve hastalıklara karşı tedavi yöntemlerinin önerilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA ENES GENÇ

Danışman: ZEKİ SEVEROĞLU, TURGUT TAŞKIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İstanbul'da bulunan anıt ağaçlar ve korunmaya değer nitelikteki ağaçlarda görülen hastalıkların belirlenmesi, teşhis edilmesi, yayılış özelliklerinin ortaya konması ve bu hastalıklara yönelik uygulanabilir tedavi–koruma stratejilerinin geliştirilmesi amacıyla bu çalışma yapılmıştır. İstanbul'un farklı ilçelerinde gerçekleştirilen arazi çalışmalarında anıt ağaç statüsüne sahip bireyler sistematik olarak incelenmiş, gövde, kabuk, sürgün ve yaprak dokularından örnekler alınmış; laboratuvar ortamında makroskobik ve mikroskobik incelemeler yapılarak elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda toplam 52 farklı mantar türünün anıt ve korunmaya değer ağaçlarda varlık gösterdiği tespit edilmiştir. Bu türler arasında özellikle Ganoderma applanatum, Fomes fomentarius, Perenniporia fraxinea, Fuscoporia ferruginosa, Schizophyllum commune ve Inonotus dryadeus gibi odun çürüten Basidiomycota üyelerinin yaygın ve etkili olduğu belirlenmiştir. Bu türlerin gövde içinde ilerleyen çürüklükler oluşturarak ağaçların biyomekanik dayanımını azaltması ve devrilme riskini artırması nedeniyle ciddi bir tehdit oluşturduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Apiognomonia veneta'nın neden olduğu antraknoz ve Erysiphe platani kaynaklı külleme hastalığının İstanbul'un pek çok ilçesinde yaygın olduğu saptanmıştır. Çalışmada tespit edilen Ceratocystis platani ise hızlı ilerleyişi ve yüksek ölüm oranı nedeniyle özel önem taşıyan karantina etmenidir ve ciddi bir mücadele gereklidir. Hastalık yoğunluğunun özellikle Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Üsküdar, Kadıköy ve Şişli gibi kentsel baskının yüksek olduğu ilçelerde daha fazla olduğu görülmüştür. Bu durum; toprak sıkışması, mekanik yaralanmalar, betonlaşma, hava kirliliği ve hatalı budama uygulamaları gibi kentsel etkenlerle ilişkilendirilmiştir. Ayrıca Alternaria sp., Aspergillus niger, Penicillium rubens ve Rhizopus sp. gibi sekonder patojenler, çoğunlukla fizyolojik olarak stres altındaki ya da yapısal olarak zayıflamış ağaçlarda gözlemlenmiştir. Çalışma sonucunda İstanbul'daki anıt ağaçların düzenli olarak izlenmesi, odun çürüklüğü açısından biyomekanik analizlerin yapılması, budama ve bakım çalışmalarında steril tekniklerin kullanılması, enfekte materyalin güvenli şekilde ortamdan uzaklaştırılması ve C. platani gibi karantina türleri için özel eylem planlarının oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca toprak yapısının iyileştirilmesi, kök boğazının açılması, ağaç çevresindeki geçirgen yüzeylerin artırılması ve yıllık sağlık kontrol programlarının standartlaştırılması önerilmiştir. Bu araştırma, İstanbul'un anıt ağaçları etkileyen mantar hastalıklarının güncel durumunu ortaya koyması, kentsel ekosisteminin sağlık durumuna dair göstergeler ortaya koymakta ve uzun vadeli koruma ile izleme planları için bilimsel veri sağlayacak bir çalışmadır. Elde edilen bulgular, İstanbul'un doğal ve kültürel mirasının ayrılmaz bir parçasını oluşturan bu ağaçların sürdürülebilir şekilde korunması için temel rehber niteliğindedir.