Avukatlık mesleğinde tabakalaşma sorunu ve işçi avukatlık
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET İRFAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Süheyp Öğüt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Antik Yunan ve Roma İmparatorluğu'ndan bu yana şeref, saygınlık ve onur mesleği olarak kabul gören, keza tarihsel süreç içerisinde toplumsal tabakada üst veya en kötü ihmalle orta sınıfta kendine yer bulan Avukatlık Mesleği, günümüz Türkiye'sinde, bu değerini kaybetmiş ve normal bir işçiden daha aşağı bir konuma düşmüştür. Zira ülkemizde son 20-30 yıl içerisinde sürekli artış gösteren Hukuk Fakültelerinden mezun olan Hukuk Öğrenci sayısına kıyasla nüfus artmamakta ve iş imkanları akim kalmaktadır. (Nitekim 1998 yılındaki nüfus sayımı ve avukat sayısına göre her avukata 1.660 civarında kişi düşerken, 2022 yılı itibariyle bu sayı 500 civarına inmiştir.) Evveliyatında mevcut olan iş sahaları ise ya kıdemi eski (burjuvazileşmiş) avukatlar ya da küçük burjuvazi ailenin çocukları yeni avukatlar tarafından paylaşılmakta ve avukatlık mesleğine adım atan her proleter aile çocuğu, eğitimi ve niteliği ne kadar üstün olursa olsun, kendisini ancak işçiliğini yapabileceği bir meslekle karşı karşıya bulmaktadır. Eğitimin daha açık bir ifade ile eğitimin edinildiğine dair karine teşkil eden Diplomanın, insanın en kutsallarından sayılan emeğinden ziyade para ile elde edilebilme imkanı, kuşkusuz ki meslek bazında bir dejenerasyona yol açtığı gibi toplumsal ahlaki öğretileri de derinden sarsacağını söylemek mümkündür. Bu bağlamda Özel (Vakıf) Üniversitelerin Hukuk Fakültelerinden ücreti mukabilinde edinilen Hukuk Fakültesi Diplomaları, burjuvazi aile çocuklarına hem ailelerinin hem de ailelerinden kalma networkün avukatlık işlerini alıp, bu işleri personel olarak asgari ücretle çalıştırdıkları nitelikli eğitim görmüş proleter avukata yaptırma imkanı sağlamaktadır. Bu durum ise son yıllarda çalışma hayatımızda yer edinen ve herkesçe de kanıksanan İşçi Avukatlık kavramını ortaya çıkartmaktadır. Dolayısıyla gerçek anlamda işi yapan avukatların İşçi konumuna düştüğü, oysa ki işten anlamayan avukatın ise sırf doğuştan ailesinin sahip olduğu burjuvazi çevre sayesinde işveren ve patron konumuna yükseldiği, görülen eğitim, harcanan emek ve zamanın İşçi Avukatlık kavramı karşısında ters konumda bulunduğunu ifade edebiliriz. Günümüz Türkiye'sinde Avukatlık, toplumsal tabaka içerisinde orta veya üst sınıfa ait olma vasfını kaybetmiştir. Nicelik, nitelikle ters orantılı şekilde hormonal bir artış sergilemekte ve bu da beraberinde bir İşçi Avukatlar yığınını-ordusunu meydana getirmektedir. Bu bağlamda Avukatlığın zaman içerisindeki dönüşümü "Avukatlık Mesleğinde Tabakalaşma Sorunu ve İşçi Avukatlık" kavramı üzerinden analiz edilmekte, mesleğin sosyolojik açıdan epistemolojik, aksiyolojik ve ontolojik boyutları sahadaki pratikleri ile ortaya konulmakta, nihayetinde de uygulamadan edinilen malumatla İşçi Avukatlık kavramına açıklık getirilmeye çalışılmaktadır.