Ağrı Dağı Volkanik Kütlesinin Jeomorfolojisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Coğrafya Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: COŞKUN KAYA
Danışman: Atilla Karataş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ağrı Dağı, 5137 m yüksekliği ve 1850 km² yüzölçümüyle Türkiye'nin en yüksek ve en büyük volkanik alanıdır. Ayrıca Ağrı Dağı, Kuvaterner'de toleyitik bazaltlardan riyolitik lavlara kadar değişen kimyasal bileşimlere sahip lav ve piroklastik malzemeler püskürten Batı Asya'nın en önemli stratovolkanlarından biridir. Neotektonik boyunca, Arap-Avrasya levhaları arasındaki sıkışmalı tektonik, Doğu Anadolu Platosu'nda K-D doğrultuda açılma çatlaklarına ve KB-GD gidişli sağ doğrultu atımlı faylara ve bu fayların aralı aşmalı atım sergilediği kesimlerde yaygın volkanizma ile sonuçlanmıştır. Ağrı Dağı, Serdarabat-Nahçıvan Fay Zonu ile Doğubayazıt-Maku Fay zonları arasındaki açılma bileşenli sağ transfer faylar ve Ağrı Açılma Çatlağı denetiminde gerçekleşen effüzif, ekstürizif ve eksplozif volkanik patlamalarla oluşmuştur. Volkanik kompleks genel olarak dört ana, ayrıntılı olarak da dokuz evrede oluşumunu tamamlamıştır. Farklı patlama dinamiğine sahip volkanik aktivite, kütle dahilinde genç ve belirgin morfolojik yapı ile karakterize; stratovolkanik koniler, bazaltik-andezitik lav akıntıları ve sıralı lav domları, cüruf konileri, lav tepeleri gibi monojenetik volkanları oluştururken, freatik-freatomagmatik faaliyetler maar ve sektörel yamaç çökmeleri gibi deformatif yüzey yapılarının gelişimine yol açmıştır. Geç Pleyistosen-Holosen'de volkanik faaliyetlerin azalmasıyla birlikte dış kuvvetlerin etkisiyle jeomorfik aşınım ve birikim şekilleri gelişmeye başlamış, bu süreçte farklı morfojenetik kuşaklarda polisiklik ve polijenik morfolojik şekiller oluşmuştur. Günümüzde 800-1000 m kotlarında kurak-yarı kurak iklim koşullarının hâkim olduğu volkanitler ve volkanoklastikler üzerinde; farklı kumul tipleri, reg oluşumları, ripple-marklar, cilalı yüzeyler, alveolar çözünme ve tafoni oluşumları ile karakteristik eoliyen yer şekilleri gelişmiştir. Bunun yanında volkanın 1000-2500 m yükseltileri arasında baskın süreç flüvyal erozyon olsa da ana kayanın yüksek gözenekliliği ve sızmayı destekleyen permabilitesi nedeniyle derinliği 100 m'yi aşmayan barrankoslar dışında flüvyal aşınım şekillerinin oluşumu sınırlanmıştır. Öte yandan, volkanın üst kotlarına doğru artan eğim koşulları altında, şiddetli sağanak yağışlar, kar ve buzul erimeleriyle akışa geçen geçici akarsular, volkanın eteklerine bol miktarda volkanoklastik taşıyarak geniş alüvyal yelpazeler oluşturmuştur. Bu süreçler kütlede özellikle yaz mevsiminde sık sık soğuk lahar akıntılarının gelişimine de neden olmaktadır. Volkanın 2500 m ile 4000 m kotları arasında flüvyal süreçler aktif olsa da baskın süreç periglasiyal koşullardan oluşmaktadır. Kuşak içerisinde toprak gelişimini desteklemeyen yüksek eğim değerleri ve genç bazaltik-andezitik lavların yetersiz erozyonu nedeniyle mikro periglasiyal yer şekilleri sınırlı alanlarda gelişmiştir. Ancak şiddetli karasal iklim koşulları etkisi altında anakayanın parçalanmasıyla oluşan bloklu materyaller sahada; kaya buzulu, protalus setleri, taş şeritleri, talus yamacı, talus konisi gibi gelişkin makro periglasiyal şekillerin oluşumuna neden olmuştur. Ayrıca, paleo-kalıcı kar sınırı yaklaşık 3569 metreye kadar inen Büyük Ağrı Dağı'nın 70 km²'lik paleo buzul alanında; buzul vadileri, törpülenmiş yüzeyler, hörgüç kayalar, cilalı-çentikli-çizikli taşınmış bloklar, morenler ve sandurlar başlıca buzul yer şekillerini oluşturmaktadır. Günümüzde 8,11 km² alan kaplayan volkanın takke, saçak ve döküntü örtülü buzulları, küresel sıcaklık ortalamalarındaki artış nedeniyle yılda 0,05 km² gerilemektedir.