ÇOCUKLARDA SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU SEMPTOMLARINDA GEREKSİZ ACİL BAŞVURULARININ AZALTILMASI: KONTROLLÜ EĞİTİM MÜDAHALE ARAŞTIRMASI
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İKBAL HÜMAY ARMAN
Danışman: Memnune Çiğdem Apaydın Kaya
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çocuklarda acil servis başvurularının en sık nedeni olan solunum yolu enfeksiyonları (SYE), çoğunlukla aile sağlığı merkezlerinde (ASM) yönetilebilir. Bunun için SYE semptomlarına (SYES) ilişkin doğru tutum gerekir. Bu araştırmada annelerin çocukları için SYES ile gereksiz acil başvurularının eğitim ile azaltılması ve SYES hakkındaki bilgi, tutum ve davranışlarının (BTD) geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Kontrollü eğitim müdahalesi olarak planlanan araştırmada, Eğitim ASM'ye kayıtlı olup Şubat-Nisan 2019 tarihleri arasında başvuran ve katılmayı kabul eden, 6 ay–6 yaş çocuğu olan kadınlardan, araştırıcıya rastgele atanan birime kayıtlı olanlar müdahale grubu, diğer iki birime kayıtlı olanlar kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Örneklem hesabı ile en az 58+58 kişiye ulaşılması gerektiği hesaplanmış, ulaşılabilir örneklem yöntemiyle minimum katılımcı sayısına ulaşılmıştır. Müdahale grubuna birebir, yüz yüze eğitim ve araştırıcılar tarafından hazırlanan broşür verilmiştir. Eğitim ve broşür içeriğinde çocuklarda SYES yönetimi ve alarm bulguları üzerinde durulmuştur. Annelere, SYES hakkında BTD sorgulayan likert tipi sorular ile, ateşe yönelik uygulamalar, çocukları için aldığı ASM, poliklinik ve acil servis hizmetleri, başvuru sayısı ve nedenleri sorulmuş, eğitim öncesi (Ö) ve sonrası (S) müdahale (M) ve kontrol (K) grubu karşılaştırılarak bulgulara erişilmiştir. Ölçeğin iç tutarlılığını gösteren cronbach-α katsayısı 0,68-0,72'dir. Bulgular: Araştırmaya kriterleri sağlayan 223 anne katılmıştır. Ancak araştırmadan çekilen, müdahale sonrası kriterleri karşılamayan veya ulaşılamayanlar çıkarıldığında, (K=118, M=60) 178 kişiyle çalışma tamamlanmıştır. Her iki grubun müdahale öncesi sosyodemografik özellikleri, çocukları için sağlık hizmeti alımları, ateşe ilişkin uygulamaları ve BTD puanları arasında anlamlı fark yoktur. Müdahale sonrası her iki grubun da BTD puanları artmıştır (K=Ö:76,9-S:82,2; M=Ö:76,9-S:83,6; p<0,001) ancak iki grup arasındaki fark anlamlı değildir (p=0,193). Her iki grupta da SYES ile acile başvuru azalmıştır. Ancak K-grubu SYES ile acile daha az sıklıkta başvururken (p=0,014), M-grubunun SYES ile acile başvuru sıklığı değişmemiştir (p=0,492). Başvuru ortancası her iki grup için de azalmıştır(Ö:1-S:0). Ancak M-grubunda hastalığın ciddiyeti nedeniyle acile başvurduğunu ve ciddi ise acile gideceğini söyleyenler azalırken, kontrol grubunda artmıştır. Acil servise SYES ile başvuranlar, ASM ve polikliniklere de daha çok başvurmuştur (p<0,001). Tartışma: Müdahale sonrası kontrol ve müdahale grubu arasında beklenen farkın görülmemesinin çeşitli nedenleri olabilir. Araştırma popülasyonu Türkiye ortalamasına göre daha az acil servislere başvurmaktadır. Eğitim içeriği anneler üzerinde uyarıcı etki yapmış ve acil durumlara hassasiyeti arttırmış olabilir. Eğitimin tek oturumda yapılması, hatırlatma olmaması ve annelerin bilgi düzeyine uygun şekilde bireyselleştirilmemesi eğitimin etkinliğini etkilemiş olabilir. İlk değerlendirme soruları, kontrol grubunda da farkındalığı arttırarak müdahalenin etkinliğini azaltmış olabilir. Sonuç olarak, bu araştırma ülkemizde çocuklarda SYES ile gereksiz acil başvuruların azaltılması amacıyla planlanacak eğitim müdahalelerinin ilki olması açısından önem arz etmektedir. Ancak beklenen azalmanın kalıcı olarak görülebilmesi ve istatistiksel olarak gösterilebilmesi için daha geniş ölçekli ve uzun vadeli müdahale çalışmaları yapılmalıdır.