Yeni güvenlik ortamında NATO'nun rolü ve Türkiye'ye etkileri (1991-2019/jeopolitik ve strateji)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: UĞUR TARÇIN

Danışman: Okan Yeşilot

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsanın yaşamında korkusuzca yaşayabilmesi, güven içinde hayatını sürdürmesi güvenlikle ilgilidir. İnsan, toplum ve devlet varlığını koruma ve sürdürme olgusuyla mevcut tehditlere karşı çeşitli tedbirler alarak bu süreci yönetmeye çalışmıştır. Soğuk Savaş sonrasında dünyada yaşanan değişim sürecine bağlı olarak yeni ve karmaşık sorunların da eklenmesi ile güvenlik çok boyutlu bir hale gelmiştir. 21'inci yüzyılı eskide kalan güvenlik modelleriyle kavramak artık olası değildir. Bugün ülkeler güncel güvenlik sorunlarıyla baş ederken, aynı zamanda geleceğin de güvenlik sorunlarına çözüm bulmak ve teknolojik gelişime ayak uydurmak zorundadırlar. Bu bağlamda ülkeler kendi içlerinde güvenliklerini sağlarken diğer ülkelerle de koordinasyon ve iş birliği yapmakta bu da doğal olarak ittifakları ve NATO gibi örgütleri önemli bir platform haline getirmektedir. 1952 yılında Türkiye'nin üye olduğu NATO etkin örgüt yapısı ve üyeleri arasındaki dayanışmayla, güvenlik alanındaki varlığını, kendini uyarlayarak ve dönüştürerek değişik boyutlarda devam ettirmekte, aynı zamanda gelecek ve teknoloji ile ilgili çalışmalarda yapmaktadır. Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada ise global güç merkezlerinin aralarında denge değişimi ve etkileşimi için devamlı ve çok taraflı çıkar ile güç çatışmaları yaşanmaktadır. Bu konumuyla Türkiye; Afrika'nın kuzeyi, Avrupa'nım doğusu ve Asya'nın batısında yer alarak, bu üç kıta arasında bir köprü, geçiş ile çatışma noktası ve stratejik bir kavşaktır. Bu ise ülkemize risk ve tehditlerle birlikte fırsatlar ve etkili olma imkanını sunmaktadır. Kısaca güvenlikteki değişimin ülkemize etkilerini geniş bir vizyonla incelediğimiz bu çalışmada jeopolitiğin bütün değerlerinin, bu topraklarda yaşayan insanımızın lehine, stratejik akıl, sabır ve maharetle en iyi şekilde- realistçe yönetilmesi, milli güç unsurlarının daima kuvvetli bulundurulması ve gelecekle ilgili dönüşüm çalışmalarının yapılması hayati olarak değerlendirilmiştir.