ABD YÜKSEK MAHKEMESİ’NDEKİ HAK ÇATIŞMASI DAVALARINDA DİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SÖYLEMSEL İNŞASI
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RÜMEYSA GEÇER
Danışman: Hafize Şule Albayrak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezin konusu, ABD Yüksek Mahkemesi'nde görülen, bir tarafın din özgürlüğü hakkının ihlali veya talebi nedeniyle yer aldığı anayasal hak çatışması davalarıdır. Çalışma kapsamında, Masterpiece Cakeshop v. Colorado, Employment Division v. Smith ve EEOC v. Abercrombie & Fitch davaları ele alınmıştır. Tezin temel problemi şudur; "ABD Yüksek Mahkemesi'nde görülen ve bir tarafın din özgürlüğünün ihlali nedeniyle yer aldığı anayasal hak çatışmaları davalarında, din özgürlüğü nasıl inşa edilmektedir?" Bu soruyu cevap bulmak adınaysa, söz konusu davaların mahkeme salonu söylemleri sosyal inşacı bir perspektiften; Foucaultcu söylem analizi ve Davies ve Harre'nin "konumlandırma" teorileri kapsamında analiz edilmiştir. Yapılan analizlerin yanı sıra davaların karar metinleri, mahkemeye sunulan üçüncü taraf görüşleri ve kamuoyu görüşü değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Yüksek Mahkeme yargıçlarının toplumun her kesimi için aynı din özgürlüğü söylemine sahip olmadıkları görülmüştür. Ayrıca, yargıçların davayı üzerinden okudukları hukuki argümanların ve verdikleri kararların ideolojik eğilimleriyle yakından alakalı olduğu fark edilmiştir. Öte yandan, bilhassa yargıçların ideolojik eğilimleriyle uyumlu olmayan kararlarında, lehte karar bildirmek durumunda kaldıkları taraf için büyük bir kamuoyu desteği olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, her bir davada toplumda var olan farklı ideolojik söylemlerin çatışma halinde olduğu ve tarafların din özgürlüklerinin çatışan bu söylemler arasında kamuoyunda ve mahkemede iktidarı kuran söylemin, hakikat iddiası doğrultusunda inşa edildiği görülmüştür. Son olarak ülkemizde de, insan hakları davalarının mahkeme salonu kayıtlarının kamuya açık hale getirilmesinin ve eleştirel çalışmalar yapmak isteyen sosyal bilimcilerin istifadesine sunulmasının; toplumsal adalet, insan hakları ve din özgürlüğünün gelişebilmesi için ne kadar önemli olduğu üzerinde durulmuştur.