TÜRKİYE EKONOMİSİNDE REEL ÜCRETLERİN EVRİMİ: İKTİSADİ KRİZ VE BÖLÜŞÜM DİNAMİKLERİ ÜZERİNE MAKROEKONOMİK BİR İNCELEME


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA DUMAN

Danışman: Togan Karataş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Üretim araçlarının özel mülkiyetinden yoksun olan emek gücünün bir meta olarak piyasada mübadelesi karşılığında alınan nominal ücret üzerinden fiyatlar genel seviyesinin arındırılmasıyla ulaşılan reel ücret verisi, işçi sınıfının sermaye birikim süreci içerisinde ulaşabildiği geçim araçlarının miktarını ve dolayısıyla emeğin sömürü derecesi ile toplumsal refahtan aldığı gerçek payı temsil etmektedir. Türkiye'de reel ücretlerin gelişimi, salt maliyet ve verimlilik ekseninde değil, ekonomi politik bir olgu olarak ele alınmalıdır. Nitekim Türkiye ekonomisinde reel ücretlerin verimlilik artışı kadar yükselmediği ve yüksek enflasyon dönemlerinde emeğin gelirlerinde düşüş yaşandığı barizdir. Türkiye ekonomisinde hizmetler sektörü öncülüğünde gerçekleşen yapısal dönüşüm ve hizmetler sektörünün arz ettiği yapısal özellikler, reel ücretlerin işgücü verimliliğinin gerisinde kalmasını sağlamaktadır. Neoliberal politikaların tüm dünyada olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de sendikalaşma oranı verisini düşürmesi emeğin pazarlık gücünü önemli ölçüde azaltmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye ekonomisinde yaşanan devalüasyonlu (depresiasyonlu) krizlerin ve yüksek enflasyonun reel ücretlerdeki yıkıcı etkisi ile seçim dönemlerinde bu kayıpların telafi edilmesi; oy sandığının ve demokratik mekanizmaların, emeğin millî gelirden aldığı payı artırmadaki en kritik kurumsal kazanım olduğunu göstermektedir.