Fotoğrafta Görme Duyusunun Zaman Algısına Etkisi: Ian Treherne ve Evgen Bavcar Örnekleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Fotoğraf Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Emine Başak Takar
Danışman: Bülent Ümit Erutku
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışma, görme bozukluğu odağında fotoğraf pratiğini incelemektedir. Amaç, görme ve görüntü üretimi kavramlarını nörobiyolojik, fenomenolojik, kültürel ve politik boyutlarıyla yeniden değerlendirmektir. Fotoğraf, çoğu zaman optik merkezli bir algı rejimi içinde tanımlanmaktadır. Görme kusuruna sahip bireylerin üretimleri ise algının bedensel, zamansal ve çok duyulu yapısını görünür kılmaktadır. Görme bozukluğu, teknik bir eksiklik olarak ele alınmamakta ve fotografik yaratıcılığı dönüştüren eleştirel bir eşik olarak yorumlanmaktadır. Araştırmanın kuramsal zemini, Eagleman, Libet ve Roseboom'un algısal gecikmeye ilişkin nörobiyolojik bulgularına dayanmaktadır. Bergson'un durée kavramı, Deleuze'ün zaman-imge yaklaşımı, Merleau-Ponty'nin bedensel yerleşiklik düşüncesi, Derrida'nın différance kavramı, Virilio'nun hız eleştirisi ve Stiegler'in prostetik hafıza kuramı, tartışmanın kavramsal altyapısını oluşturmaktadır. Kuramsal yapı, Evgen Bavčar ve Ian Treherne'in üretimleri odağında değerlendirilmektedir. Uzun pozlama, kasıtlı bulanıklık, ışık-boyama, kinestetik konumlanma ve işitsel-dokunsal yönelimler, algının zamansal gecikmesini estetik bir deneyime dönüştüren başlıca unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Araştırma bulguları, görme kusurlu fotoğraf pratiğinin hız ideolojisine karşı yavaşlayan, yoğunlaşan ve bedensel deneyimi öne çıkaran bir bakış rejimi ürettiğini göstermektedir. Düşük çözünürlük, bulanıklık ve tanınamazlık gibi özellikler, biyopolitik gözetim tartışmaları açısından farklı bir mahremiyet alanı da açmaktadır. Yapay zekâ temelli sentetik görüntü üretimleriyle karşılaştırıldığında, görme engelli fotoğrafçıların beden temelli pratikleri, deneyim, hafıza ve duyusal yönelim üzerinden şekillenen alternatif bir görsel üretim alanı sunmaktadır. Çalışma, görme bozukluğunun fotoğraf pratiğinde yetersizlik kavramı üzerinden ele alınamayacağını ve bu durumun fotografik üretim süreçlerini algısal, bedensel ve zamansal açılardan dönüştürdüğünü göstermektedir.