Stratejik Süreklilik Bağlamında Özbekistan-Çin İlişkileri: Kerimov ve Mirziyoyev Dönemlerinin Neoklasik Gerçekçilik Perspektifinden Analizi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLNORA SAİDAKHMEDOVA

Danışman: Meral Balcı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, Özbekistan Cumhuriyeti (bundan sonra “Özbekistan” olarak anılacaktır) ile Çin Halk Cumhuriyeti (bundan sonra “Çin” olarak anılacaktır) arasındaki ikili ilişkileri, liderlik değişiminin dış politikaya etkisi ve stratejik süreklilik bağlamında incelemektedir. İki ülke arasındaki ilişkiler, tarihsel olarak İpek Yolu güzergâhı üzerinde şekillenen ticari ve kültürel etkileşimlere dayanmaktadır. Ancak 27 Aralık 1991’de Çin’in, Özbekistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olmasıyla birlikte ilişkilerde yeni bir dönem başlamıştır. Bu süreci takiben 2 Ocak 1992’de diplomatik ilişkilerin tesis edilmesi ve 3 Ocak 1992’de imzalanan Ticari ve Ekonomik İş birliği Anlaşması, iki ülke arasındaki iş birliğini kurumsal bir zemine oturtmuştur.

Bu çalışma, Özbekistan ile Çin arasındaki ilişkileri otuz yılı aşkın bir zaman diliminde, İslam Kerimov (bundan sonra “Kerimov” olarak anılacaktır) ve Şevket Mirziyoyev (bundan sonra “Mirziyoyev” olarak anılacaktır) dönemlerini karşılaştırmalı biçimde ele almaktadır. Siyasi-diplomatik, ekonomik-ticari, güvenlik-askerî ve sosyokültürel boyutlarıyla değerlendirilen ikili ilişkiler, stratejik süreklilik ekseninde, değişim unsurlarıyla birlikte analiz edilmiştir. Ayrıca Şanghay İş birliği Örgütü (ŞİÖ) çatısı altında yürütülen çok taraflı iş birlikleri ile Çin’in tarihsel İpek Yolu güzergâhını modernize etmeyi hedefleyen Kuşak ve Yol Girişimi (KYİ) bağlamında Özbekistan’ın üstlendiği bölgesel rol de kapsamlı biçimde ele alınmıştır.

Tezin kuramsal çerçevesi, uluslararası ilişkiler literatürünün temel yaklaşımlarından biri olan gerçekçilik perspektifine dayanmaktadır. Bununla birlikte, liderlik, bürokratik yapı, iç siyasal dinamikler ve algı gibi birim düzeyi unsurların dış politika davranışlarını açıklamadaki belirleyici rolü nedeniyle çalışmada neoklasik gerçekçilik yaklaşımı benimsenmiştir. Bu kuramsal tercih, liderlik değişiminin dış politikaya yansımalarını ve stratejik süreklilik–değişim dengesinin nasıl şekillendiğini daha derinlikli ve çok katmanlı biçimde analiz etmeye olanak tanımaktadır. Yapılan literatür taraması, Özbekistan–Çin ilişkilerini hem liderlik değişimi hem de stratejik süreklilik ekseninde neoklasik gerçekçilik perspektifinden ele alan bütüncül bir çalışmanın bulunmadığını ortaya koymaktadır. Söz konusu ilişkilerin ŞİÖ ve KYİ bağlamındaki çok boyutlu yapısının Türkçe literatürde sınırlı ölçüde incelendiği tespit edilmiştir.

 

Tez kapsamında ağırlıklı olarak nitel araştırma yöntemi benimsenmiş; içerik analizi tekniği aracılığıyla uluslararası literatürün yanı sıra özellikle Rusça ve Özbekçe kaynaklara ağırlık verilerek kapsamlı bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Ekonomik boyutların nesnel biçimde desteklenmesi amacıyla ticaret verileri gibi nicel göstergeler de analize dâhil edilmiştir. Elde edilen bulgular, liderliğin Özbekistan–Çin ilişkilerindeki belirleyici rolünü ortaya koymakta ve ikili ilişkilerin neoklasik gerçekçilik çerçevesinde kuramsal açıdan tutarlı biçimde açıklanabileceğini göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, Türk akademik literatürüne özgün ve bütüncül bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Özbekistan, Çin, Neoklasik Gerçekçilik, Liderlik Değişimi, Stratejik Süreklilik, Şanghay İş birliği Örgütü, Kuşak ve Yol Girişimi.