Huzurevinde yaşayan 60 yaş üstü bireylerde sarkopeni ile vitamin d eksikliği ve diğer risk faktörlerinin ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLŞAH YİĞİT
Danışman: Saliha Serap Çifçili
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET GİRİŞ:Sarkopeni; kırılganlık, yeti yitimi, mortalite ve morbidite gibi ciddi sonuçlarla ilişkilidir ve çok yaygındır. Ülkemizde 2014 yılı ile 65 yaş ve üstü populasyon, toplam nüfusun %8(6,1 milyon)'ini oluşturmaktadır ve 2023 yılında bu oranın % 10,2 (8,6 milyon) olacağı tahmin edilmektedir. Türkiye'de bakımevlerinde kalan 65 yaş ve üstü yaşlı sayısı 2010 yılı verilerine göre 7979 iken, bu sayı 2014 yılı verilerine göre 11688'e yükselmiştir. Çalışmamızda huzurevlerinde EWGSOP'un önermiş olduğu sarkopeni algoritmasına göre sarkopeni ile vitamin D ve diğer risk faktörlerinin ilişkisi araştırılmıştır. Bu amaçla çalışmaya katılmayı kabul eden 60 yaş ve üzeri 118 huzurevi bireyine yaşlı sağlığı ile ilgili Aile hekimliği polikliniğimizde geliştirilmiş hasta öykü ve fizik muayene formundaki(EK-1) sorular sorularak EWGSOP'un önermiş olduğu algoritma ile sarkopeni taranmış ve huzurevi bireyleri olası risk faktörleri açısından araştırılmıştır. MATERYAL VE METOD:Bu tanımlayıcı çalışmamız için İstanbul ili Anadolu Yakası'ndaki 11 huzurevinden 60 yaş ve üzeri 118 huzurevi bireyi (65 yaş ve üzeri 116 birey) ile görüşüldü. Katılımcıların sosyo-demografik özellikleri (yaş, meslek, medeni durum, eğitim durumu) ve tıbbi özgeçmişleri (sigara ve alkol içme öyküsü, hastalıkları, ilaç sayısı, takviye D vitamini kullanım durumu, yardımcı yürüme cihazı kullanımı) öğrenildi. Sarkopeninin olası risk faktörleri açısından beslenme durumu, haftalık açık havaya çıkma süresi, düşme öyküsü, bilişsel durum,depresyon durumu, Günlük Yaşam Aktiviteleri, Timed up and Go test-TUP süresi değerlendirildi. EWGSOP'un önermiş olduğu algoritmaya göre(EWGSOP'un kriterlerine göre sarkopeni, düşük kas kütlesi artı düşük kas gücü ya da düşük fiziksel performans olarak tanımlanır) yürüme hızı, el kavrama gücü ve kas kütlesi ölçümü ile sarkopeni taraması yapıldı. Ayrıca kan alınmasına onam veren 90 bireyden D vitamini, kalsiyum, albumin, hemoglobin ve C-Reaktif Protein (CRP) için kan örnekleri alındı. BULGULAR:Çalışmamıza katılan 118 huzurevi katılımcısının % 55,9'u kadın (n=66) ve %44,1'i erkek(n=52)'tir. Tüm katılımcıların yaş ortalaması 80,46±7,52 (63-96)'dir. Kadın katılımcıların yaş ortalaması 82,39±6,5 olup erkek katılımcılarınyaş ortalaması 78±7,9'dur (p=0,001). Çalışmamızda huzurevi katılımcılarındaki D vitamini eksikliği(<20 ng/mlt) %85,6 ve D vitamini yetmezliği(20-30 mg/mlt) % 5,5 oranlarında olup huzurevi katılımcılarında D vitamini düşüklüğü prevalansının yüksekliği göze çarpmaktadır. Çalışmamızda huzurevinde yaşayan 60 yaş üstü bireylerde sarkopeni prevalansı literatür ile uyumlu olarak %18,6(n=22) olarak saptanmıştır. Sarkopenik katılımcıların %90,9'u erkek(n=20) ve % 9,1'i kadın (n=2)'dır. Sarkopeni ile D vitamini(p=0,74), kalsiyum(p=0,82), albümin(p=0,43), hemoglobin (p=0,601) ve CRP(p=0,27) düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Katılımcıların özgeçmişinde en sık hipertansiyon (n=54,%38,1) olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların Vücut Kütle İndeksi (VKİ) ortalaması 27,39±5,97 kg/m2 idi. Karşılaştırılmalı analizlerde sarkopenik katılımcıların VKİ(p<0,001) ortalamalarının daha düşük olduğu saptanmıştır. Kadın katılımcıların yaş ortalamasının erkek katılımcılara oranla daha yüksek olmasına rağmen erkeklerde sarkopeni sıklığının kadınlardan daha fazla olduğu saptanmıştır (χ²=24,072 p<0,001). Sarkopeni ile sigara içme öyküsü(χ²=5,917 p=0,015) ve alkol öyküsü(χ²=5,138 p=0,023) arasında da anlamlı ilişki bulunmuştur. Sarkopenik bireylerde fonksiyonel durumu gösteren Barthel GYA skoru non-sarkopenik bireylere oranla daha düşüktür (p=0,014). Hastalıklardan sadece hipertansiyon ile sarkopeni arasında anlamlı ilişki bulunmuştur ve hipertansif katılımcılarda sarkopeni sıklığı anlamlı olarak düşük saptanmıştır (χ²=5,781, p=0,016). İstatiksel olarak anlamlı olmasa da malnütre ve malnütrisyon riskli katılımcılarda (MNA toplam skoru<24) sarkopeni daha sıktır(p=0,05). Tekli analizlerde sarkopeni ile ilişkili bulunan VKİ, hipertansiyon varlığı, cinsiyet, sigara ve alkol öyküsü çoklu analize alınmıştır. Bu tekli karşılaştırılmalar sonrasında yapılan regresyon analizine göre kadınların sarkopeni olma olasılığı erkeklerin sarkopeni olma olasılığından daha düşüktür( OR=0,028,%95 Güven Aralığı=0,004-0,175) ve VKİ arttıkça sarkopeni olma riski azalmaktadır( OR=0,698, %95 Güven Aralığı =0,580-0,841). SONUÇ:İstanbul'un Anadolu Yakası'nda 11 huzurevinde yapmış olduğumuz bu çalışmamızda sarkopeni prevalansı literatürle uyumlu olarak % 18,6 idi. Çalışmamıza göre sarkopeni olma riski kadınlarda erkeklere göre daha düşüktür( OR=0,028, %95 Güven Aralığı=0,004-0,175) ve VKİ arttıkça sarkopeni olma riski azalmaktadır (OR=0,698, %95 Güven Aralığı =0,580-0,841). Ciddi sağlık sonuçlarına yol açabilecek sarkopeninin olası risk faktörlerinin tanımlanması önem taşımaktadır. Bu sebeple daha geniş katılımlı ve daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. ANAHTAR KELİMELER: Sarkopeni, EWGSOP, EWGSOP tanılı sarkopeni, yaşlı, huzurevi, cinsiyet, VKİ, Vitamin D.