Yığılma Ekonomileri Yaklaşımı: İstanbul'un İktisadi Gelişimi Üzerine Bir İnceleme


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ATACAN TANMAN

Danışman: Togan Karataş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Mekan kavramı, iktisadi faaliyetlerin bir yerde gerçekleşmesi gerektiğinden ötürü önem arz etmektedir. Ancak neoklasik iktisat literatüründe mekan kavramı ile coğrafi/bölgesel unsurlarının çalışmalarda yeterince vurgulanmadığı görülmektedir. 19. yy'nin başlarından itibaren mekanı önceliklendiren iktisadi çalışmalar bulunsa da Paul Krugman (1991) öncülüğünde ortaya çıkan Yeni Ekonomik Coğrafya yaklaşımı son 30 yıllık süreçte iktisadi literatürde önem kazanmıştır. Dünyadaki ekonomik faaliyetler homojen bir şekilde dağılmazken bölgelerin gelişmişlikleri ve büyümeleri kısasında önemli farklılaşmalar görülmektedir. Yeni Ekonomik Coğrafya yaklaşımında, bu bölgesel farklılaşmaların açıklanmasında ölçeğe göre artan getiriler, taşıma maliyetleri ve eksik rekabet koşullarının önemli bir yeri vardır. Bölgesel farklılaşmaları açıklayan modellerde Yığılma Ekonomilerinin varlığı vurgulanmaktadır. Literatürde ilk kez Alfred Marshall(1890) tarafından değinilen yığılma ekonomileri firmaların ve insanların birbirlerine yakın olması sonucu oluşan tüm faydaları temsil ederken bu faydalar temelinde paylaşım, eşleşim, öğrenim ve fırsat değeri olmak dört grupta sınıflandırılabilir. Jeopolitik konumunun etkisiyle tarih boyunca önemli bir merkez olan İstanbul'un Cumhuriyet'in kuruluşundan 1950'ye kadar nüfus payında önemli bir değişik bulunmazken 1950'lerden sonra ise değişen iktisadi politikaların etkisiyle yoğun bir göç dalgası ile karşılaşmış ve kentsel saçaklanma yaşanmıştır. 1980'den sonra neoliberal politikaların etkisiyle İstanbul'un küresel bir şehre dönüşümü hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda kentsel dönüşüm ve sanayinin şehrin dış çeperine desantralizasyonu politikaları uygulanmıştır. Küresel şehir vizyonu dahilinde İstanbul'un merkezinde uzmanlaşmış hizmet sektörünün yoğunlaşması ile sanayinin şehrin dış çeperinde yoğunlaştırılmasıyla bir yığılma ekonomisi oluşturmak hedeflenmiştir. Ancak İstanbul dünyadaki küresel şehirlerin aksine sanayisizleşemediği gibi aynı zamanda şehrin yarattığı avantajlar ekonomik aktörlerin İstanbul'da bulunmasını birnevi zorunlu kılmıştır. Uygulanan politikaların etkisiyle 2004 sonrasında İstanbul'da oluşan coğrafi yoğunlaşmanın gelişimi çeşitli göstergeler üzerinden incelenmiştir.