YENİ MEDYADA SEÇİM STRATEJİLERİNİN GÖSTERGEBİLİMSEL TEMSİLİ: 2024 YEREL SEÇİMLERİNDE MURAT KURUM VE EKREM İMAMOĞLU TİKTOK VİDEOLARI ÜZERİNDEN BİR BARTHES OKUMASI


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gazetecilik Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENİS AHMET ONAT

Danışman: Süheyla Nil Mustafa

Özet:

YENİ MEDYADA SEÇİM STRATEJİLERİNİN GÖSTERGEBİLİMSEL TEMSİLİ: 2024 YEREL SEÇİMLERİNDE MURAT KURUM VE EKREM İMAMOĞLU TİKTOK VİDEOLARI ÜZERİNDEN BİR BARTHES OKUMASI Bu çalışmada, 2024 Türkiye yerel seçim sürecinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışan iki ana aday olan Ekrem İmamoğlu ve Murat Kurum’un kişisel TikTok hesapları üzerinden yürüttükleri siyasal kampanya stratejilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma ile yeni medya platformlarının sunduğu imkânlar dahilinde siyasal liderlik temsillerinin nasıl inşa edildiğinin, görsel ve söylemsel stratejilerin seçmen algısına yönelik nasıl bir anlam ürettiğinin ortaya konulması hedeflenmektedir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi, Roland Barthes’ın göstergebilimsel çözümleme modeli (denotasyon, konotasyon ve mit) ile Jean Baudrillard’ın simülasyon kuramı üzerine kurgulanmıştır. Bu bağlamda TikTok videoları, yalnızca birer kampanya kaydı olarak değil aynı zamanda anlam, duygu ve ideolojik temsil üreten siyasal metinler olarak ele alınmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden göstergebilimsel analiz tekniği benimsenmiş, belirlenen tarih aralığında paylaşılan videolar; kadraj, beden dili, mekân ve renk gibi görsel öğeler ile hitabet, slogan ve ses kullanımı gibi işitsel/söylemsel öğeler üzerinden ayrıntılı bir çözüme tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda, her iki adayın da TikTok’un doğasına uygun olarak “samimiyet", “doğallık” ve “halktan biri” imajını ön plana çıkardığı ancak görsel kodlar ve mit inşası bakımından farklı stratejiler izledikleri gözlemlenmiştir. İmamoğlu’nun videolarında daha çok “icraatçı ve dinamik başkan” mitinin pekiştirildiği, Kurum’un videolarında ise “çözüm odaklı ve güven veren devlet adamı” temsilinin baskın olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, sosyal medyada yürütülen siyasal kampanyaların giderek Amerikanlaşan bir yapıya büründüğünü göstermektedir. Bu süreçte siyasal içeriğin geri plana itilerek, siyasal liderlerin şahsi niteliklerinin ve başrol aktör olarak sunuldukları eğlenceli medya içeriklerinin öne çıktığı görülmektedir. Bu durum, klasik siyasal iletişim anlayışında demokrasilerin temel unsurlarından biri olan siyasal etkileşim, kamuoyu oluşturma ve demokratik tartışma kültürünün bu mecrada sürdürülemediğine işaret etmektedir. Siyasal iletişimin Amerikanlaşmasıyla birlikte TikTok üzerinden sunulan lider temsillerine dayalı kampanyaların, ürün tanıtım ve pazarlama kampanyalarına benzer biçimde kurgulandığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda siyasal liderlerin görsel ve işitsel olarak etkileyici içeriklerle sunulan “ürünlere”, vatandaşların ise “siyasal tüketicileri”ne indirgendikleri görülmektedir. Lider temsillerinde vurgulanan farklılıkların ise türdeş ürünlerin sunumlarındaki farklılaşmaya benzer şekilde, büyük ölçüde liderlerin kişisel ve ailesel temsilleri üzerinden kurulduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, lider imgesinin artık politik gerçekliğin bir yansıması olmaktan çıkarak, bizzat gerçekliğin kendisi gibi deneyimlenen bir simülasyon düzlemi içinde işlediği görülmektedir. Bu doğrultuda TikTok kampanya videoları, siyasal temsilin içerikten ziyade imaj üzerinden kurulduğu, hipergerçek bir siyasal iletişim alanına işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Siyasal İletişim, Yeni Medya, TikTok, Göstergebilim, Roland Barthes, 2024 Yerel Seçimleri.