Akut iskemik serebrovasküler hastalıklarda S-100 proteini ve nöron spesifik enolazın tanısal yeterliliklerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN CACINA

Danışman: GONCAGÜL HAKLAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

2. ÖZET 1. Akut serebrovasküler hastalıklı olguların izlenmesinde birçok teknik kullanılabilmektedir. Nörolojik muayene bulguları ise nörolojik fonksiyonlar önemli ölçüde bozulmadığında daha değerli bilgi verebilmektedir. Ancak, enfarkt volümünün belirlenmesinde veya komadaki hastalarda muayene bulgularının değeri sınırlı kalmaktadır. Nöroradyolojik teknikler, enfarkt alanının lokalizasyonu ve enfarkt volümünün belirlenmesinde klinikçilere yardımcı olmaktadır. Ancak, görüntüleme tekniklerinin sık kullanılması pratik olmamaktadır. NSE nöronların sitoplazmasında bulunan glikolitik bir enzim olmakla beraber SSS dışında bazı hastalıklarda düzeyi artabilmekte ve serumda ölçümü hemolizden belirgin olarak etkilenmektedir. S-l 00 proteini ise temelde glial ve Schwann hücrelerinden kaynaklanan, asidik Ca +2 bağlayıcı bir protein olup Alzheimer hastalığı, akut inme gibi hastalıklı olgularda BOS'da düzeyinin arttığı gösterilmiştir. Ancak BOS'tan örnek alma bazı vakalarda zor veya tehlikeli olabilmektedir. Çalışmamızda farklı lezyon boyutu olan iskemik inmeli hastalarda tam ve izlem amacı ile kullanılmak üzere serum S- 100 proteini ve NSE ölçümlerinin tanısal yeterliliğini değerlendirmeyi amaçladık. Serum örnekleri, 29 iskemik inmeli hastadan hastaneye kabulde, 3 'üncü ve 7'inci günlerde elde edildi. Çalışmaya alınan her bir hastanın nörolojik muayeneleri yapılarak, bilgisayarlı beyin tomografileri çekildi. Hastaların 10'unda beyin sapında lezyon, 5'inde laküner lezyon, 8'inde MCA yan dal oklüzyonu ve 6'sında MCA ana dal oklüzyonu bulunarak hastalar lezyon büyüklüğüne göre 4 ayrı gruba ayrıldı. S-l 00 konsantrasyonları ELISA kiti (SkyePharma Tech, Canada), NSE konsantrasyonları ise immünoradyometrik kit (Cis bio International France) ile ölçüldü. Her bir hasta için eğri altındaki alan, 3 farklı ölçüm kullanılarak hesaplandı. Hastalara kabulde NÎH ve inmeyi takiben 1. ve 6. aylarda Barthel skorlamaları yapıldı. İstatistiksel analiz ANOVA yöntemiyle yapıldı. Ayrıca, testlerin ve prognostik nörolojik skalaların performansını değerlendirmek için korelasyon analizi, diagnostik doğruluğu tayin etmek için de ROC eğrileri kullanıldı.S- 100 protein düzeyleri, beyin sapında lezyon bulunan hastalarda saptanamaz düzeylerde bulundu. S-100 düzeyleri 3. günde büyük iskemik lezyon grubunda daha küçük lezyon gruplarına göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Kabulde NSE düzeyleri büyük lezyonlu grupta diğer gruplara göre artmış bulundu, artış 3. ve 7. günlerde anlamlı bulunmadı. S-100 ve NSE düzeyleri prognostik nörolojik skalalarla uyumlu saptandı. ROC eğrisine göre S-100 artışı NSE'dan daha üstün görüldü. Sonuç olarak protein S-100 düzeyi, serebral iskemik lezyonlarda enfarkt volümünü yansıtmakta ve prognoz ile ilişkili bulunmaktadır.