Batı Makedonya giyiminde sırmacılık zanaatı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Tekstil Anasanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MASHIDE LJOCHI
Danışman: Vildan Tok Dereci
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giyim, insanların toplum içerisindeki statüsünü, karakterini, zevkini, yaşını, kişisel özelliklerini aynı zamanda bireysel, toplumsal, ulusal ve dini özelliklerini kolayca yansıtabilecekleri bir olgudur. Giyimin tarihine bakacak olursak eski çağlardan bugüne birçok evreler geçirdiği görülmektedir. İnsanlar bulundukları toplumda örf, adet ve inanışlarını yaşatmak için yalın ve işlevsel olan giyimlerini sürekli şekillendirmişlerdir. Bununla birlikte insanoğlunun en eski ihtiyaçlarından biri olan tekstil, giyimin hammaddesi olarak tarihi süreç içerisinde zanaat, sanat ve teknolojiyle beslenerek farklı görselliklerle, farklı boyutlarla ve farklı kullanım amaçlarıyla karşımıza çıkmaktadır. Bugün giyimi kullanım yerlerine ve amaçlarına göre sınıflandıracak olursak, bütün giysilerin görsel etkisini ve zenginliğini arttırmak için farklı süsleme ve işleme tekniklerinin uygulandığı görülmektedir. Özellikle düğün törenlerinde ve diğer ulusal bayramlarda giyilen geleneksel giysiler birçok doğal ve sentetik malzemeyle süslenmektedir. Zanaat kavramı içinde kılaptan, sim veya sırma gibi metal yapılı iplikler süsleme veya detaylandıracak olursak nakış tekniklerinin ana malzemeleri olarak bilinmektedir. Makedonya'da tarihte var olan birçok zanaat yok olup yerini endüstriyel ürünlere bırakırken sırmacılık zanaatının halen varlığını sürdürmesi geleneklere bağlı bir toplumdan kaynaklanmaktadır. Toplumda giyimiyle rekabet eden insanlar, tekstili temel alarak beğenilmek, fark edilmek, zenginlik ve asillik gibi olguları yaratma hedefiyle bilinçli ya da bilinçsiz, estetik veya estetik olmayan bir biçimde giyim geleneğiyle zanaat, tekstil ve insan arasındaki ilişkiyi güçlendirmektedir. Tam da bu noktada araştırmanın amacı şekillenmektedir. Müzelerin depolarında, sandıklarda hangi şartlar altında hayatta kalma mücadelesi verdiği bilinmeyen geleneksel giysilerin kumaş, renk, desen, süsleme, biçim ve kalıp özelliklerinin incelenmesi gün yüzüne çıkarılması, günümüz geleneksel giysilerin tanınması ve tanıtılması, tasarımcıya güncel ve özgün tasarımlar için kolaylık sağlayacak yazılı kaynaklar oluşturması temel amaçtır. Tezin birinci bölümünü oluşturan girişte; Sırmacılığın günümüzde bir zanaat dalı olması açısından, geçmişte güçlü bağlara sahip olduğu diğer zanaatlara ve bu zanaatlarla olan ilişkisine değinilmiş, XIX. ve XX. yüzyılda sırmacılığın gelişimi ve giysilerde kullanım biçimlerinden bahsedilmiştir. Alan araştırması yapılarak Makedonya' daki etnoloji müzelerinde sim, sırma veya kılaptan işlemeli giysilerin; isim, biçim, renk, desen ve malzemeleri belirtilerek XIX. ve XX. yüzyıldaki kullanım biçimleri görsel örneklerle desteklenmiştir. Tezin ikinci bölümünde; Osmanlı Türklerinin Makedonya'ya yerleşmesinden sonra Osmanlı saray kültürüyle beraber bu topraklara getirdikleri giyim geleneğinden ve bu geleneğin farklı dilleri konuşan milletler arasındaki etkileşimlerinden bahsedilmektedir. XIX. yüzyılda sırma, sim veya kılaptan kullanılırak çoğunlukla sırmacılık ve terzicilik zanatlarından beslenen giysi çeşitleri ve bu giysilerin görseller eşliğinde biçimsel özellikleri de tezin ikinci bölümünde yer almaktadır. Aynı zamanda dünya ve Balkan savaşları sonrası giyim kültüründe batılaşma sürecinde sırmacılık zanaatının etkilenmesiyle beraber giyimdeki değişikliklerden ve yeniliklerden bahsedilmektedir. Tezin üçüncü bölümünde, günümüzde sadece Batı Makedonya'da var olan sırmacılık zanaatı, alan araştırması, röportajlar ve tasarımcı gözlemiyle beraber derin bir çalışma disiplini sonucunda, giysilerin; üretim teknikleri ve süreci, biçimsel özellikleri, kumaşların; dokuma özellikleri ve malzemeleri ile günümüz ve XIX ve XX. giyisileri arasındaki farklılıklar ele alınmıştır. Sim, sırma veya kılaptan ile yapılmış giysi çeşitlerinin gelenekler bağlamında kullanım alanlarına da değinilmiştir. Bu bölümde giysiler halk arasındaki önemine ve kullanım yerine göre bir sistem halinde sıralanarak ele alınmıştır. Sırmacılık zanaatı içerisinde kullanılan el ya da makine nakış teknikleri, bu sayede kurulan atölyeler ve bu zanaat kapsamında gerekli malzemelerin elde edilebilmesi için kurulmuş mikro atölyelerden de bahsedilmektedir. Tezin dördüncü bölümünde "Tetovski Kraj" müzesinde kayıt altına alınmamış ve alan araştırması ile röpörtajlar esnasında temin edilen geleneksel giysilerin kalıp çizimleri, aynı zamanda kumaşlarından ve nakış ipliklerinden alınmış numunelerin, Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Fiziksel ve Kimyasal Testler Laboratuvarlarında incelenmiş analiz tabloları yer almaktadır. Bu doğrultuda günümüz ve XIX ile XX. yüzyılda geleneksel giysilerdeki değişiklikler tespit edilmiştir.