Sürekli ayaktan periton diyalizi hastalarında peritonit erken tanısı için diyalizat sitokin düzeyleri ile kemilüminesans ölçümlerinin yeterliliklerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2002
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YÜKSEL OYMAK
Danışman: GONCAGÜL HAKLAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1. ÖZET Sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD), hafif klinik bulgularla seyreden peritonit riski taşımaktadır. Olguların % 50' sinde diyalizat kültüründe mikroorganizma üremiştir. Peritoneal fagositler, bakteri temasına yanıt olarak ilk önce TNF-a ve IH üreterek inflamatuvar kaskadının başlamasına yol açar ve sonra IL-6 ve IL- 8 salınımına neden olurlar. Buna ilave olarak nötrofillerde oksidatif metabolizmada belirgin artış gerçekleşir. Çalışmamızda hastaların diyalizatlarında oksidatif metabolizma belirteçleri ile TNF-a, IL-6 ve IL- 8' in tanısal yeterliliklerini değerlendirdik. Diyalizat sıvıları (n=65) enfekte olmayan hastalardan ve akut peritonitli hastalardan elde edildi. Diyalizat kültürünün pozitifliği tanıyı doğruladı. Oksidatif belirteçlerin kemilüminesans (KL) sinyalleri, lusigenin ve luminol problan kullanılarak ölçüldü. NO konsantrasyonu luminol-H2O2 yöntemiyle ölçüldü. Sitokinler katı faz kemilüminesans immünometrik analiz yöntemi ile ölçüldü (Immulite, DPC, USA). İstatistiksel analiz Mann- Whitney U-testi kullanılarak yapıldı. ROC eğrileri tanısal doğruluğu değerlendirmek için kullanıldı ve karşılaştırma için eğri altında kalan alan (AUC) hesaplandı. Bütün diyalizat örneklerinde sitokinler ve oksidatif belirteçler enfekte olmayan grupla karşılaştırıldığında, peritonitli grupta anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p<0.05). Önemli korelasyon, IL-6 ile BL-8, lusigenin KL ile luminol KL, lusigenin KL ile IL-6 ya da IL-8 ve luminol KL ile IL-6 ya da IL-8 arasında saptandı. ROC eğrilerine göre yapılan değerlendirme sonucunda IL-6, IL-8, lusigenin ve luminol KL ölçümlerinin enfekte olmayan grup ile peritonitli grubu tanısal olarak ayırmada lökosit sayılarına göre daha başarılı oldukları sonucuna varıldı. Sonuç olarak, çalışmamızdan elde ettiğimiz bulgular ışığında kemilüminesans ve sitokin değerlerinin birbirleriyle uyumlu biçimde yüksek bulunmasının bu incelemelerin lökosit sayımlarından daha hassas erken tam yöntemleri olarak değerlendirilmesini gerektirdiğini düşünmekteyiz. Bununla birlikte kemilüminesans yönteminin kolay, hızlı ve maliyet açısından ucuz olması gibi avantajlarından dolayı, hastalar için daha kullanışlı olduğunu düşünmekteyiz.