Türk romanında Üsküdar (1871-1950)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FİKRİ KULA

Danışman: Mehmet Güneş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Üsküdar; köklü geçmişi ve kadim geleneği, doğal güzellikleri, tabiatı ve mimarîsiyle İstanbul'un Anadolu yakasındaki önemli yerleşim birimlerindendir. Tarihte "Khrysopolis" ve "Scutari" gibi birçok rivayete konu olan isimlerle adlandırılan "Altın Şehir" Üsküdar, coğrafî konumu itibarıyla Doğu ile Batı arasında bir köprü vazifesi üstlenir. İstanbul'dan yaklaşık yüzyıl önce fethedilen Üsküdar, İstanbul'un fethine de tanıklık eder. Fetih sonrası İstanbul gibi Üsküdar da âdeta yeniden kurulur ve kısa zamanda büyük değişim ve gelişime sahne olur. Fetihten sonra Osmanlı Devleti'nin payitahtı olan İstanbul, zamanla kültür ve sanatın da merkezi hâline gelir. Sur içi İstanbul'una paralel olarak karşı kıyıdaki Üsküdar'da sosyal hayatın canlanması ve kültür sanat faaliyetlerinin başlaması gün geçtikçe edebiyata da yansır. XVI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren edebî eserlerde çeşitli hususiyetleriyle ele alınması neticesinde günümüze kadar oluşan birikimle Üsküdar, Türk edebiyatında önemli bir konuma ulaşır. Tanzimat sonrası gelişen Türk edebiyatında sanatçıların âleme baktıkları iki tepeden biri Çamlıca'dır. Çamlıca'da yetişen nesil için burası fikir, sanat ve edebiyat merkezidir. Bu neslin hâtıra, şiir ve hikâyede olduğu gibi roman türündeki eserlerinde de özelde Çamlıca genelde Üsküdar en önemli mekânlardandır. Bu dönemden sonra da romancıların Üsküdar'a olan ilgisi günümüze kadar devam eder. Yazarlar, eserlerinde Üsküdar'ın şehircilik anlayışı ve mimarîsini, tabiatını ve doğal güzelliklerini, gündelik ve sosyal hayatını, mazisini ve tarihe tanıklığını, Üsküdar'daki sanat faaliyetlerini, Üsküdar'ın dinî ve manevi yönünü, hayalleri süsleyen ve efsanelere konu olan yapısını, buradaki eğlence anlayışını ve daha birçok hususiyetini en ince detaylarına kadar ele alırlar. İnsan ve mekân birlikteliği bağlamında hemen her yönünün romanlara yansımasıyla hem Üsküdar'ın özellikleri millî hâfızaya alınmış hem de şehrin portresi tamamlanmış olur. Bu çalışmada, Üsküdar'ın 1950 öncesi Türk romanındaki yeri ve yansımaları ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk romanı, Üsküdar, İstanbul, mekân, şehir ve medeniyet.