Din psikolojisinde nefs anlayışına katkılar: Alî b. Osmân El-Cüllâbi El-Hücvirî örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDUL MOMIN OSMANI
Danışman: Ali Ulvi Mehmedoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez, Farsça eseri Keşfu'l-Mahcûb'la bütün dünyada meşhur olan, h. Beşinci yüzyılın ilk yarısında yaşamış, tasavvufun tedvin döneminde önemli bir yeri olan, Fars kökenli bir dindar ailenin çocuğu olarak günümüz Afganistan'ın Gazni şehrinde dünyaya gelmiş, sünni bir İslam bilgini ve büyük mutasavvıf Ali b. Osman el Cüllâbî el-Hücvirî'nin nefs anlayışı ve din psikolojisine katkısını ele almak amacıyla yazılmıştır. Hücvirî'nin tasavvuf anlayışı hidayetî olduğu için, nefs kavramını hicab kavramı bağlamında ele almıştır. Ona göre nefs ve benlik, kul ve Allah arasında en kalın hicaptır. Hicab'ın ortadan kalkması hidayetle alakalı olduğu için, nefsin arınması riyazetle birlikte, hidayetten ötürü gerçekleşir. Başka bir tabirle hidayet, nefs riyazetine öncülük etmektedir. Dolayısıyla sûfi Allah'ın hidayeti etkisinde, mücahede ve riyazetin sebebiyle nefs ve benlikten arınabilmektedir. Hücvirî'ye göre nefs, bütün kötülüklerin kaynağı ve şerrin temelidir. Ancak nefsin kötülükleri onun cehveri ve zatıyla değil, belki sıfatlarıyla alakalıdır. Dolayısıyla nefs mücahedesinin amacı nefs'in cehveri ve zatını ortadan kaldırmak değil, belki onun kötü sıfatlarını iyi olanlara çevirmektir. Buna göre mücahede nefsin eğitimiyle alakalı uygulamaların bütünüdür. Hücvirî söz konusu eserinde keşfu'l-hicab bölümündeki ele aldığı konular din psikolojisi açısından önem arz etmektedir. Söz konusu bahisleri, din psikolojisinde dindarlık boyutları ve dinî tecrübe çerçevesinde değerlendirmek mümkündür. Hücvirî bu bölümde İslam'ın dindarlık boyutlarını içsel bir yaklaşımla açıklamaya çalışmıştır. Dindarlık boyutları çerçevesinde, Hücvirî'nin mârifetullah, tevhid ve iman hakkındaki görüşlerini bilgi/inanç boyutu; taharet, namaz, oruc, zekat ve hac konuları ibadet/duygu boyutu; ve son olarak sohbet ve sema bahislerini dindarlığın etki boyutu olarak değerlendirmek mümkündür. Buna ek olarak söz konusu bahislerin alt başlıkları olan (tevbe ve pişmanlık, sevgi, açlık, cûd ve sehâ, müşahede, edepler, vecd ve vücud) konular dinî tecrübeler olarak sunulabilir niteliktedirler.