Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda görülen serum prolaktin düzeyi yüksekliğine makroprolaktin katkısının tespiti
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2004
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜLER GENÇER TOPÇU
Danışman: Önder Şirikçi
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Prolaktin (PRL) ön hipofîz dahil çeşitli dokulardan salınan tek zincirli polipeptiddir. Serumda molekül ağırlığı 23, 50-60 ve >100 kDa boyut aralığında olan 3 grup moleküler izoformları tenımlanrnıştır. Büyük moleküler ağırlıklı PRL formları makroprolaktin olarak adlandınlmaktadır. Makroprolaktinin immünometrik yöntemlerle etkileştiği ve yöntemlerin birbirleri ve hasta kliniği ile uyumsuz sonuçlar verdiği görülmüştür. Büyük moleküler ağırlığa sahip bu moleküllerin kapillerlere sınırlı kaldığı için hiperprolaktinemiye neden olduğu belirtilmektedir. Dolaşımdaki prolaktin izoformlanm tanımlamak için jel filtrasyon kromatografîsi (GFC) yapılabilir, ancak rutin uygulama için polietilen glikolle (PEG) çöktürme ve % geri kazanım oram belirlenerek prolaktin düzeyine makroprolatin izoformlarm katkısının belirlenmesi yöntemi kullamlmaktachr. PRL'nin katabolizması hakkında yeterli bir bilgi olmayıp % 25 oranında böbreklerden temizlendiği ileri sürülmektedir. Kronik böbrek yetmezliğinde % 20-75 arasında hiperprolaktinemi görülmektedir. KBY'de PRL'nin metabolik klerens hızmm düştüğü ve bu hastalarda Mperprolaktmeminin primer olarak azalmış böbrek fonksiyonuna bağlı olduğu belMlmiştir. KBY'de görülen hiperprolaktinemiye makroprolaktinin katkısını değerlendirmek için hemodiyaliz (HD), sürekli ayaktan periton diyaliz (CAPD) ve böbrek nakli (RT) yapılmış toplam 76 hasta ve PRL'yi yükselttiği bilinen herhangi bir sağlık sorunu olmayan 72 kontrol çalışmaya alındı. Serum PRL' si elektrokemilüminesan deteksiyonlu immünometrik bir yöntemle ölçüldü. PEG ile çöktürülen serumların süpernatanlannda % geri kazanım hesabı yapılarak, < % 50 olan örnekler makroprolaktin olarak kabul edildi. KBY'li hasta grubunun serum ve süpernatan PRL değerleri kontrol grubundan istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksekti (p<0.001). KBY grubunda; HD ve CAPD grubu serum PRL değerleri, RT grubundan anlamlı olarak yüksekti (sırasıyla; p=0.001, p=0.004). RT grubu serum PRL değerleri kontrol grubundan anlamlı derecede farklı değildi (p=0.064). Tüm deneklerin serum PRL değerleri ile serum kreatinin düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı, orta derecede güçlü bir korelasyon olduğu saptanmıştır (r=0.654, p<0.001). HD grubunda serum kreatinin değerleri hemodiyaliz sonrası düşmesine rağmen serum PRL değerlerinde HD öncesi ve sonrası bir fark saptanmamıştır, (serum PRL için; p= 0.1933). KBY grubunu oluşturan 76 kişi arasında 4 kişide (% 5.2) makroprolaktin uizoformlan vardı. Kontrol grubundaki 72 kişi arasında 8 kişide (%11.1) makroprolaktin izoformlan vardı. KBY olan hastalarda görülen Mperprolaktmeminin makroprolaktin izoformlannın varlığı ile oluşmadığı, ama bu hastalarda görülen hiperprolaktinemiye, PRL katabolizmasmda rol alan böbrek işlev kaybının neden olduğunu düşündürmektedir. ııı