Gayri Askeri Statüde Bulunan Ege Adalarının Silahlandırılmasının, 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi Madde 60 (Esaslı İhlal) Kapsamında Değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ahmet Tunahan Altıntaş

Danışman: Hakkı Hakan Erkiner

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkler, tarih boyunca Ege Denizi ve adalar üzerindeki hak ve menfaatlerinden vazgeçmek istemedikleri için, Osmanlı Devleti'nden sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Yunanistan arasında Ege sorunları baş göstermiştir. Bu sorunlardan birisi gayri askeri statüdeki Ege Adalarının silahlandırılması ve askerileştirilmesi sorunudur. Bu sorunun temellerine inilirken, adaların tarih boyunca egemenlik devirlerinin incelenmesinin yanında, Ege Adaları'nın egemenlik devri sorununun uluslararası alanda görüşülmeye başlandığı konferanslar ve sonucunda imzalanan sözleşmelerin de değerlendirilmesi gerekmektedir. 1913 Londra Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1914 yılına ait Altı Büyük Devlet Kararı, bu sözleşmelerin başında gelmektedir. Bu sözleşmeler ve özellikle Altı Büyük Devlet Kararı ile Ege Adaları'nın egemenliği Yunanistan'a devredilirken, adalara gayri askeri statü getirilmiştir. Lozan Barış Antlaşması'nın 12 ve 13. maddeleri ile Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nin 4 ve 6. maddelerinde, bu sözleşmeler ve Altı Büyük Devlet Kararı teyit edilerek, adaların gayri askeri statüsü düzenlemiştir. 1947 Paris Barış Antlaşması ile İtalya'dan Yunanistan'a devredilen adalara, aynı sözleşmenin 14. maddesi ile gayri askeri statü getirilmiştir. Bu sözleşmeler ile asker ve silahtan arındırılan Ege Adaları'nın gayri askeri statüsünün kalktığını ileri süren Yunanistan, egemenlik sahibi olduğu adalarının bu yükümlülüğünü ihlal etmektedir. Bu sorun, çalışmada antlaşmalar hukuku bağlamında değerlendirilmiştir. Antlaşmalar hukukunda bir antlaşmanın ihlali ve esaslı ihlal kavramları, uluslararası örf ve adet hukuku kurallarında yer alırken, kodifiye edildikten sonra da Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 60. maddesinde düzenlenmiştir. 60. maddede, esaslı ihlalin tanımı yapılmış ve çok taraflı antlaşmalarda ihlalden özel olarak etkilenen tarafa bazı haklar verilmiştir. Uluslararası hukukta devletin sorumluluğuna başvurma hakkının yanında, Türkiye'nin Yunanistan'a karşı esaslı ihlale başvurma hakkının olduğu kabul edilmelidir.