Kanun-u esâsî'de padişahın statüsü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kamu Hukuku Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2007

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RAMAZAN BOYALIK

Danışman: EKREM BUĞRA EKİNCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Osmanlı padisahlarının eski Türklerden gelen anlayıslarla slamî anlayısın bir sentezi olan statüsü, geçirdigi tarihî degisim ve gelisimlerle beraber Kanun-ı Esâsî'ye kadar gelmis ve Kanun-ı Esâsî'yle bu teorik ve fiili durum, bazı kısıtlamalarla birlikte yazılı anayasa kaidesi haline getirilmistir. Bununla beraber Kanun-ı Esâsî'de, mesruti ya da parlamenter monarsilerde krala verilmeyen birçok yetki padisaha verilmistir. Padisahın gerek Heyeti Vükelâ'nın kurulus ve isleyisi gerekse yasamayla ilgili önemli yetkileri vardır. Heyeti Vükelâ üyelerinin atanması/azli, Heyeti Vükelâ'nın isleyisi, Meclislerin çalısma takvimleri ve kanun yapma süreci ile ilgili yetkileri, meclislerden geçen kanunları ?mutlak veto yetkisi?, Âyân Meclisinin bütün üyelerinin ve meclis baskanlarının padisah tarafından atanması, yasama ve yürütme alanlarında padisahın etkisinin ve vesayetinin devam ettigini göstermektedir. 7 ve 35. maddelerde seçim dısında herhangi bir kısıtlama getirilmeksizin padisaha verilen Mebusân Meclisini fesih yetkileri, yasama ile yürütme arasındaki dengeyi yürütme lehine bozmustur. Ancak tüm kısıtlamalara ragmen, Kanun-ı Esâsî ile birlikte kurulan meclisler, yasama yetkisine sahiptirler. Artık padisah, meclislerden geçmeyen bir kanun ihdas etme yetkisine sahip degildir. Padisahın yargı yetkisi ise bagımsız mahkemelere devredilmistir. Kanun-ı Esâsî'de yapılan 1909 degisiklikleriyle, parlamenter hükümet tarzı kabul edilmistir. Padisah, yasama ve yürütmeyle ilgili birçok yetkilerini yitirmis, hükümetin sadece parlamento önünde sorumlulugu esası benimsenmistir. Meclisin icabında güvensizlik oyuyla hükümeti düsürebilmesini saglayacak müeyyideler getirilmistir. Ayrıca meclisin feshi sartları da agırlastırılarak parlamentonun konumu güçlendirilmistir. Yapılan bu degisikliklerle devletin monarsik yapısı korunmakla birlikte, padisahın statüsünde önemli kısıtlamalar gerçeklestirilmistir. Böylece Avrupa'nın taçlı monarsilerinden asagı olmayan ?gerçek anlamda mesruti bir monarsi? düzenine geçilmistir.