Fransa'daki göçmen Türklerde dil kaybı sorunsalı


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yabancı Diller Eğitimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU CANDEMİR ÖZKAN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Füsun Saraç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

1960'lı yıllarda Avrupa'da doğan iş gücü ihtiyacı, Türklerin işçi olarak Avrupa'ya göç etmesine yol açmış; kısa vadeli gidilen Avrupa ülkeleri, giden işçilerin ailelerini de yanlarına almasıyla kalıcı barınma ve yaşam alanlarına dönüşmüştür. Günümüzde Türklerin dört nesildir bu ülkelerde yaşadığı görülmektedir. Farklı dillerin konuşulduğu, farklı kültürlerin yaşandığı ülkelerde ikidilli, iki kültürlü olarak yetişen nesiller, nesiller boyu öz kültürünü ve ana dilini korumayı ve sürdürmeyi amaçlarken dil kaybıyla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu araştırma, Fransa'da yaşayan Türk kökenli ikinci ve üçüncü nesil bireylerin ana dili kaybı yaşayıp yaşamadığını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Nitel bir çalışma olan araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim modeli kullanılmış ve etnografik boyutta incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Fransa'da yaşayan ikinci ve üçüncü nesil Türk aileler; örneklemini ise Fransa'nın Rouen şehrinde yaşayan ve aileleri 1970'li yıllarda işçi göçü ile Fransa'ya gelmiş ikinci nesil Türk kökenli aileler ile onların 16 yaşından büyük üçüncü nesil çocukları oluşturmaktadır. Çalışmada 13 aileden 48 kişi yer almaktadır. Araştırmada, veri toplama araçlarından görüşme ve gözlem teknikleri kullanılmış; araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme soruları katılımcılara sunulmuş ve araştırmacı tarafından gözlem formu kullanılmıştır. Görüşmelerin ve gözlemlerin analizinde tematik analiz kullanılmış ve bilgisayar destekli nitel veri analiz yöntemlerinden olan MAXQDA programından yararlanılmıştır. Görüşmeler ve gözlemler, Fransa'da doğan ikinci ve üçüncü neslin uyum sorunu yaşamadığını göstermektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğu kendilerini etnik ve ulusal kimliklerine göre tanımlamaktadır. İkinci ve üçüncü nesil bireylerde aile içinde her iki dilin de iletişim dili olarak kullanıldığı; üçüncü nesil bireylerin Türk arkadaşları ve kardeşleriyle konuşurken Fransızcayı tercih ettiği görülmektedir. Her iki nesil de Türkçenin ve Türk kültürünün korunup sürdürülebilmesinin önemli olduğunun altını çizmektedir. Ana dilinin ve miras kültürünün gelecek nesillere aktarımına yönelik inanç çoğunlukla yüksektir. Ana dili ve kültürün aktarımı için aileye ve çevreye görevler düştüğü, kültürel öğretilerin ve gelenek göreneklerin aktarılmasının gerekliliği vurgulanmaktadır. Var olan nesillerin ve sonraki nesillerin dil ve kültür kaybı yaşamaması için, hem ailelerin hem de resmî kurumların ana dilini ve miras kültürünü edindirme/öğretme bilinci ile çocukları yetiştirmeleri gerekmektedir. Bu şekilde, dilsel ve kültürel erozyona uğramayan iki/çokdilli ve iki/çok kültürlü bireyler yetişebilir ve bu bireyler, uluslararasılaşan çok kültürlü dünyada başarılı bir şekilde yerlerini alabilirler. Anahtar Kelimeler: Fransa, ikinci ve üçüncü nesil aileler, ikidillilik, dil kaybı.