Sistemik vaskülitlerde vitamin D eksikliği sıklığının araştırılması ve vaskülit aktivitesi ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA NUR KORKMAZ

Danışman: RAFİ HANER DİRESKENELİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: D vitamini romatoid artrit ve sistemik lupus eritamatozus gibi inflamatuar hastalıkların patogenez/progresyonunda, endotel disfonksiyonunda, aterosklerotik süreçte önemli role sahiptir ve ayrıca bu hastalıklarda önemli immünomodulatuar etkiye sahiptir. Son yayınlarda Behçet Hastalığı ve Takayasu Arteritinde vitamin D eksikliğinin oldukça yaygın olduğu ve endotel disfonksiyonu etkilediği gösterildiği halde, küçük-orta çap damar vaskülitlerinde D vitamini düzeyi ve bunun hastalık seyrine etkisi daha önce değerlendirilmemiştir. Bu çalışmada küçük-orta çap damar vasküliti hastalarında 25-hidroksivitamin D3 [25(OH)D3] eksikliğinin prevalansını ve bunun hastalık aktivitesine etkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Metot: Bu kesitsel çalışmada, erişkin sistemik küçük-orta çap damar vasküliti hastaları (ANCA ilişkili vaskülit, kriyoglobulinemik vaskülit [KryV], IgA vaskülit [IgAV], Poliarteritis Nodosa [PAN]) ve yaş-cinsiyet eşleştirilmiş sağlıklı bireylerin (SB) 25(OH)D3 düzeyleri ölçüldü. Bütün hastaların bazal demografik özellikleri, akut faz reaktanları, aldığı tedaviler, hastalık ölçütleri (DEI), hastalık aktivitesi (BVAS) ve hasar skorları (VDI) değerlendirildi. 25(OH)D3 düzeyi <30ng/ml ise yetersizlik, <20ng/ml ise eksiklik olarak değerlendirildi. Sonuçlar: Sistemik vaskülit tanısı olan 57 hasta (%33,3 yeni tanı, median hastalık süresi (IQR) 3 [1-7] yıl; GPA 28, MPA 14, KryV 2, IgAV 8, PAN 5) ve 101 SB alındı. Yaş ve cinsiyet açısından sağlıklı ve hasta grubun özellikleri benzerdi (51,0±1,4 yıl'a karsi48,6±14,2 yıl, p=0,32; erkek %61,4'e karsi %48,5, p=0,12). Median (IQR) BVAS yeni/kötüleşen ve persistan, DEI, ve VDI skorları sırasıyla 0 (0-8), 1 (0-3), 2 (0-4) ve 3 (1-4) idi. Elli (%87,7) hasta aktifti (BVAS≥1; 34 yeni/kötü, 23 persistan) ve 56 (%98) hasta glukokortikoid tedavisi altındaydı. Ortalama 25(OH)D3 düzeyi vaskülit hastalarında 21,8±14, 2ng/mL ve SB'de 42,7±27,6ng/mL idi (p<0,001). Vitamin D yetersizliği ve eksikliği vaskülit grubunda anlamlı daha fazlaydı (%75,4'e karsi %33,7, p<0,001; %50'ye karsi %21,8 %, p<0,001). BVAS, DEI ve VDI skorları vitamin D eksikliği/yetersizliği olan ve olmayan hastalarda farklı değildi. 25(OH) D3 düzeyleri ile CRP arasında anlamlı negatif korelasyon saptanmasına rağmen (r= -0,364, p=0,007), multivariate regresyon analizinde 25(OH)D3 düzeyi ile hastalık aktivitesi arasında ilişki saptanmadı. Sonuç: Sistemik küçük-orta boy vaskülit hastalarında D vitamini eksikliği ve yetersizliği oldukça yaygındır. Bu ön çalışmada, vaskülit hastalarında; D vitamini düzeyi ve hastalık aktivitesi arasında bir ilişki gösteremedik, ancak prospektif daha büyük örneklemli çalışmalar D vitaminin hastalık aktivitesi üzerindeki etkisini daha iyi açıklayabilir. Bu hastalar çoğunlukla yüksek doz steroid aldığı için, D vitamini düzeyi dikkatlice değerlendirilmeli ve eksik olan hastalar tedavi edilmelidir.