Çeltik atıklarının toprak kökenli lignoselülolitik bakteri uygulaması ile mikrobiyal dönüşümü ve çeltik gelişimine etkileri
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GAMZE KURTULUŞ
Danışman: Filiz Vardar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu doktora tez çalışmasında, çeltik (Oryza sativa L.) hasadı sonrası ortaya çıkan lignoselülozik atıkların mikrobiyal yolla değerlendirilerek çevre dostu biyogübre stratejilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Samsun ve Kırklareli'ndeki çeltik üretim alanlarından izole edilen Bacillus sp. S2 ve Pseudomonas sp. K2 suşları; lignin&selüloz parçalayıcı enzim aktivitesi ile fosfat, potasyum ve azot gibi besin elementlerinin sağlanabilirliği yönünden bitki büyümesini teşvik edici özellikler açısından karakterize edilmiştir. Moleküler tanımlamaları 16S rRNA ile birlikte gyrB ve rpoB gen bölgeleri kullanılarak gerçekleştirilmiş; S2 izolatının B. velezensis/B. amyloliquefaciens, K2'nin ise Ectopseudomonas chengduensis, E. alcaliphila ve P. sihuiensis türleriyle %97 benzerlik taşıdığı belirlenmiştir. Sera koşullarında, bu izolatların çeltik samanı ile birlikte uygulanmasının; bitkisel (klorofil, NBI, çözünebilir şeker, prolin, protein), toprak kimyasal özellikleri (pH, EC, makro ve mikro element düzeyleri) ve biyolojik göstergeleri (mikrobiyal biyokütle, β-glukosidaz ve fosfataz enzim aktiviteleri) üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Bulgular, çeltik samanının tek başına dahi bazı parametrelerde (ör. klorofil içeriği, yeşil aksam uzunlukları, mikro element düzeyleri) kontrol grubuna kıyasla olumlu etki sağladığını ve etkili bir organik madde kaynağı olduğunu göstermiştir. İzolatlarla birlikte uygulandığında ise bu etkilerin bazı parametrelerde güçlendiği gözlenmiştir. Özellikle S2 izolatı çözünebilir şeker düzeyi, mikrobiyal biyokütle, enzim aktiviteleri ve demir alımı; K2 izolatı ise demir biyoyararlanımı ve bazı mikro element içeriklerinde katkı sağlamıştır. Ayrıca, bakteriyel uygulama yapılan gruplarda prolin düzeylerinin azalması, bitkilerin stres altında olmadığını ve izolatların fizyolojik gelişimi doğrudan destekleyici potansiyel taşıdığını göstermektedir. Öte yandan, bazı göstergelerde çeltik ve bakterili gruplar arasında farkların sınırlı düzeyde kalmasının, 40 günlük erken vejetatif dönemde yapılan analizlerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak, çeltik samanı ve mikrobiyal izolatların birlikte kullanımı, hem atık geri kazanımı hem de mikrobiyal gübreleme açısından sinerjik ve çevre dostu bir yaklaşım sunmakta olup, sürdürülebilir tarım uygulamalarında değerlendirilebilecek potansiyel bir strateji olarak öne çıkmaktadır.