Public relations and civil society organizations are critical in driving societal change and effectiveness. Non-governmental organizations (NGOs) are non-profit entities that raise awareness, promote social change, influence policies, and provide services. They heavily rely on public relations to manage relationships with target audiences, influence public opinion, gather support, and build a positive image. Public relations help NGOs communi-cate their activities to the broader public while understanding societal needs. This study examines public relations as both a management function and a tool for cultural and politi-cal practices. It provides a theoretical framework for understanding the public relations strategies of NGOs operating in social and political spheres, with a focus on organizations working on gender equality—an area critical for ensuring social justice. The primary rese-arch question investigates how gender-focused NGOs utilize public relations strategies and their impact on advancing gender equality. This inquiry is essential to understanding the role of NGOs in shaping public opinion and fostering societal change. The study analyzes 21 NGOs in Turkey working on gender equality. Data were collected through semi-structured interviews and analyzed using thematic analysis to systematically assess how public relations methods contribute to gender equality. The findings were cate-gorized under specific themes, offering insights into the strategic use of public relations by these organizations. The results highlight that public relations significantly enhance the effectiveness of NGOs, supporting their efforts to raise awareness about gender equality and influencing public opinion. This demonstrates the potential of public relations to amplify the impact of NGOs and drive social change. These findings underscore the role of public relations as a vital tool for NGOs in their mission to achieve gender equality and broader social justice.
Sivil toplum kuruluşları, toplumsal değişimi sağlama ve etkinliği artırma açısından kritik öneme sahiptir. Kâr amacı gütmeyen yapılar olan sivil toplum kuruluşları; farkındalık yaratmak, toplumsal değişimi teşvik etmek, politikaları etkilemek ve çeşitli hizmetler sunmak gibi işlevlere sahiptir. STK’lar, hedef kitlelerle ilişkilerini yönetmek, kamuoyunu etkilemek, destek toplamak ve olumlu bir imaj inşa etmek amacıyla halkla ilişkilere büyük ölçüde ihtiyaç duymaktadırlar. Halkla ilişkiler, STK’ların yürüttükleri faaliyetleri geniş kitlelere iletmelerini ve toplumun ihtiyaçlarını daha iyi anlamalarını sağlamaktadır. Bu çalışma, halkla ilişkilerin bir yönetim işlevi olarak, kültürel ve politik pratikler için bir araç olarak kullanılıp kullanılmadığını incelemektedir. Bu bağlamda, toplumsal cinsiyet odaklı STK’larla yapılan yapılandırılmış görüşmeler üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Çalışma, sosyal ve politik alanlarda faaliyet gösteren STK’ların halkla ilişkiler stratejilerini anlamaya yönelik teorik bir çerçeve sunmaktadır. Toplumsal adaletin sağlanması açısından kritik bir alan olan toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarına odaklanılmıştır. Çalışmanın ana araştırma sorusu, toplumsal cinsiyet odaklı STK’ların halkla ilişkiler stratejilerini nasıl kullandığını ve bu stratejilerin toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletmedeki etkisini sorgulamaktadır. Bu sorgulama, STK’ların kamuoyunu şekillendirme ve toplumsal dönüşümü teşvik etme rollerini anlamak açısından önemlidir. Araştırmada, Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışan 21 sivil toplum kuruluşu incelenmiştir. Elde edilen veriler yarı yapılandırılmış mülakatlar yoluyla toplanmış ve tematik analiz yöntemiyle değerlendirilerek, halkla ilişkiler yöntemlerinin toplumsal cinsiyet eşitliğine katkısı sistematik biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, belirli temalar altında sınıflandırılarak bu kuruluşların halkla ilişkileri stratejik biçimde nasıl kullandıklarına dair içgörüler sunmuştur. Sonuçlar, halkla ilişkilerin STK’ların etkinliğini önemli ölçüde artırdığını, toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki farkındalığı artırma ve kamuoyunu etkileme çabalarına destek olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, halkla ilişkilerin STK’ların etkisini büyütme ve toplumsal değişimi yönlendirme potansiyelini göstermektedir. Bu kapsamda çalışma, halkla ilişkilerin, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında politika üreten sivil toplum kuruluşlarının daha geniş anlamda toplumsal adaleti sağlama misyonlarında vazgeçilmez bir araç olduğunu ortaya koymaktadır.