İhya Uluslararası İslam Araştırmaları Dergisi, cilt.12, sa.1, ss.460-478, 2026 (TRDizin)
Bu çalışma, İslam hukuku alanında kadı sicillerine dayalı araştırmaların muhteva ve yöntem bakımından değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Klasik fıkıh literatürü, normatif hükümleri ayrıntılı biçimde ele almakla birlikte bu hükümlerin tarihsel süreçte ve toplumsal hayatta nasıl uygulandığına dair sınırlı veri sunmaktadır. Bu eksikliği giderebilecek en önemli birincil kaynaklar ise İslam toplumlarının hukukî pratiğini doğrudan yansıtan kadı sicilleridir. Özellikle Osmanlı kadı sicilleri, mahkemede görülen davalarla birlikte noterlik işlemlerine benzer şekilde mahkeme dışı gerçekleşen ve hukuken kayıt altına alınan her türlü hukukî işlemi de içermesi sebebiyle, fıkhın pratik hayattaki yansımalarını ortaya koyan özgün belgelerdir. Makale, İslam hukuku bilim dallarında gerçekleştirilen kadı sicili çalışmalarını muhteva ve yöntem açısından inceleyerek bu alanda ortak ve sistematik bir araştırma yönteminin henüz oluşmadığını tespit etmektedir. Mevcut çalışmaların önemli bir kısmının tarih, arşivcilik ve edebiyat disiplinlerinde yürütüldüğü; kataloglama, transkripsiyon ve metin neşriyle sınırlı kaldığı görülmektedir. Oysa sicil kayıtları doğrudan hukukî nitelik taşıdığından, bu belgelerin fıkıh ve hukuk perspektifiyle analiz edilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda çalışma, kadı sicillerinin yalnızca tarihî kaynaklar olarak değil, aynı zamanda hukukî ve metodolojik açıdan nasıl değerlendirilmesi gerektiğini tartışmaktadır. Çalışmada, İslam hukuku alanında yapılan sicil çalışmalarının genel bir tasnifi yapılmış, sicil merkezli ve konu merkezli çalışmaların güçlü ve zayıf yönleri ele alınmıştır. Ayrıca nitelikli sicil çalışmalarının gerçekleştirilebilmesi için araştırmacıların tarih, dil ve fıkıh alanlarında yeterli donanıma sahip olmalarının gerekliliği vurgulanmıştır. Çalışma sonucunda, İslam hukuku disiplininin ruhuna uygun, daha sistematik ve derinlikli tezlerin üretilebilmesi için izlenmesi gereken yöntemlere dair somut öneriler sunulmuştur. Böylece kadı sicillerinin, İslam hukukunun teorik çerçevesi ile tarihsel uygulamaları arasında güçlü bir köprü kurma potansiyeline sahip olduğu ortaya konulmuştur.
This study aims to evaluate research based on qadi court records in the field of Islamic law in terms of both content and methodology. While classical fiqh literature examines normative rulings in detail, it provides limited data on how these rulings were applied in historical and social contexts. The most significant primary sources capable of addressing this gap are qadi court records, which directly reflect the legal practices of Islamic societies. Ottoman qadi court records, in particular, constitute unique documents that reveal the practical implementation of fiqh by encompassing not only court cases but also various legal transactions comparable to modern notarial procedures. The article examines studies conducted within the discipline of Islamic law that rely on qadi court records and identifies the absence of a commonly accepted and systematic research methodology in this field. It is observed that a substantial portion of existing studies has been carried out within the disciplines of history, archival studies, and literature, and that these works are largely limited to cataloguing, transcription, and text publication. However, since the records themselves are of a directly legal nature, their analysis from a fiqh-oriented and legal perspective is of critical importance. In this respect, the study discusses how qadi court records should be approached not merely as historical documents but also as sources requiring legal and methodological evaluation. The research provides a general classification of qadi court record studies conducted in the field of Islamic law, distinguishing between record-centered and topic-centered approaches, and examines the strengths and limitations of each. Furthermore, it emphasizes that producing qualified and meaningful research requires scholars to possess adequate competence in history, language, and fiqh. As a result, the article offers concrete methodological recommendations aimed at fostering more systematic, in-depth, and discipline-appropriate academic studies in Islamic law. It concludes that qadi court records possess significant potential to serve as a bridge between the theoretical framework of Islamic law and its historical practice, thereby contributing to a more comprehensive understanding of Islamic legal tradition.