TTK m. 360 Uyarınca Seçilen Temsilci Yönetim Kurulu Üyesinin Temsil Ettiği Pay Sahiplerine Bilgi Aktarma Yetkisi (Var mıdır ?)


Özdin F.

Ticaret Hukuku Kongresi, Maltepe Üniversitesi, Tüketici Hukuku Enstitüsü, Hukukeğitim, İstanbul, Türkiye, 18 - 20 Şubat 2021

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye

Özet

İsvBK m. 709’dan esinlenmek suretiyle düzenlenmiş olan (6102 sayılı) TTK m. 360 hükmü uyarınca, esas sözleşmede öngörülmek suretiyle belirli bir pay veya pay sahibi grubuna yönetim kurulunda temsil edilme imkânı tanınabilmektedir. Bu düzenlemenin temel amacı, azınlık konumunda bulunan pay sahiplerinin yönetim kurulunda temsil edilmelerine olanak sağlamak suretiyle, şirket yönetiminde etkili olabilmelerine ve böylece menfaatlerini daha iyi koruyabilmelerine imkân tanımaktır. Zira temsilci YK üyesi, şirket yönetimine ilişkin kararların alınması aşamasında şirket menfaatinin yanı sıra, ayrıca temsil ettiği grubun menfaatlerini de özel olarak dikkate almak suretiyle hareket edecektir. Temsil edilme hakkı doğrultusunda yönetim kuruluna seçilen üye, bu görevini yerine getirirken -YK üyelerine tanınan diğer tüm haklardan olduğu gibi- geniş kapsamlı bilgi alma ve inceleme hakkından da istisnasız bir şekilde yararlanabilecektir. Bu bağlamda temsilci YK üyesi, şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilecek, soru sorabilecek ve inceleme yapabilecektir (TTK m. 392/1). Temsil olunan pay sahipleri ise, temsilci YK üyesine oranla çok daha kısıtlı bilgi alma ve inceleme hakkına sahiptirler (TTK m. 437). Bu nedenle temsil edilme hakkına sahip olan pay sahipleri, temsilci YK üyesinin edindiği bilgilerin kendilerine aktarılmasını ve böylece esasen pay sahiplerine tanınmamış olan bu geniş bilgi alma hakkından -temsilcileri vasıtasıyla- yararlanmak isteyebileceklerdir. Nitekim bu, uygulamada sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşte söz konusu bildiride, TTK m. 360 uyarınca seçilmiş olan temsilcinin YK üyesi olmasından kaynaklı olarak elde ettiği bilgileri, temsilcisi olduğu pay sahiplerine aktarma yetkisinin olup olmadığı hususu ele alınmıştır.

Temsilci bulundurma hakkının temel amacı göz önünde bulundurulduğunda -şirket sırları hariç olmak üzere- şirket faaliyetlerine ilişkin elde edilen bilgilerin temsil edilen grup ile paylaşılabileceği, zira ancak bu sayede temsil olunan grubun menfaatlerinin en etkili şekilde korunabileceği ileri sürülebilir. Hatta doktrinde bir adım daha ileri gidilerek, şirket hakkında kapsamlı bilgi edilme imkanının yönetim kurulunda temsil edilme hakkının temel gerekçesi olduğu dahi ileri sürülmektedir. Ne var ki, bu şekilde bir bilgi paylaşımı “eşit işlem ilkesine aykırılık” engeli ile karşılaşabilecektir. Nitekim gerek İsviçre gerekse Türk doktrininde, eşit işlem ilkesine aykırılık nedeniyle temsilcinin bilgi paylaşma yetkisini reddeden görüşlere rastlanmaktadır. Ancak bu noktada şöyle bir soru akla gelmektedir: Acaba TTK m. 360 uyarınca temsilci bulundurma hakkına sahip olunması, pay sahipleri arasında farklı bir uygulama yapılmasını haklı kılan bir sebep olarak nitelendirilebilecek midir? Yine verilecek cavaba bağlı olarak, bu durum TTK m. 437/2, c.4 uyarınca diğer pay sahiplerinin bilgi talep etme hakkını ortadan kaldıracak mıdır? Özet olarak bildiride, belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmak suretiyle temsilcinin temsil ettiği pay sahiplerine bilgi aktarma yetkisinin olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir.

According to the provision of TCC Art. 360 which is regulated by taking inspiration from SCO Art 709, in the articles of association, a certain categories of share or a certain group of shareholders can be granted the right to be represented on the board of directors. The main purpose of this regulation is to allow minority shareholders to be represented on the board of directors so that they can shape the governance of the company and better protect their interests. Because the representative board member takes in making decisions about the management into account not only the interests of the company but also the interests of the group he represents. The member elected to the board of directors under the right of representation may, in the performance of this task, benefit without exception from the comprehensive right of information and inspection made available to the members of the Board of Directors. In this context, the representative board of directors member can request information about all business and transactions of the company, ask questions and conduct an investigation (TCC Art. 392/1). Therefore, the representative board of directors member has the right to receive and check much more comprehensive information than the shareholders he represents (TCC Art. 437). For this reason, the represented shareholders could potentially require their representative director to disclose the acquired information to them. This would allow them, through their representatives, to benefit from this comprehensive right to information, which is essentially not available to shareholders. In fact, this is a common situation in practice. The subject of this presentation is the question of whether the representative is authorized to pass on to the shareholders he represents the information he has received as a result of his membership in the board of directors.

In view of the main purpose of the right of representation, it may be said that information about the company’s activities, with the exception of business secrets, may be shared with the group represented. Because only then can it be asserted that the interests of the group represented can be protected most effectively. It is even argued in doctrine that access to information about the company is the main reason for the right to be represented on the board of directors. However, such an exchange of information may face the obstacle of “violation of the principle of equal treatment.” There are opinions in both Swiss and Turkish doctrine that reject the representative's authority to pass on information because of a violation of the principle of equal treatment. At this point, however, the following question arises: Can the right to a representative on the board of directors be seen as a justification for a different practice among shareholders? Furthermore, would this override the right of other shareholders to request information under TCC Art. 437/2? Taking into account all the points mentioned here, the presentation will assess whether the representative is authorized to pass on the information acquired about the company to the shareholders represented.