Üst kanin diş eti çekilmesinin cerrahi tedavisi: Bir yıl takipli olgu sunumu


Yakut A., Kuru L.

Türk Periodontoloji Derneği 54. Uluslararası Bilimsel Kongresi 32. Bilimsel Sempozyumu, Ankara, Türkiye, 14 - 16 Kasım 2025, ss.256, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.256
  • Marmara Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Diş eti kenarının mine-sement birleşiminden daha apikalde

konumlanması ve kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla karakterize

diş eti çekilmesi, estetik kaygı, dentin hassasiyeti ve kök

çürüklerine neden olabilir. Sistemik olarak sağlıklı sigara

içmeyen 31 yaşındaki erkek hasta üst kanin dişindeki diş eti

çekilmesi ve estetik kaygı şikayetiyle kliniğimize başvurdu.

Klinik muayenede 23 numaralı dişte çapraz kapanış ve

bukkalde 3 mm Cairo tip 1 (RT1) diş eti çekilmesi ile 5 mm

klinik ataşman kaybı saptandı. Başlangıç periodontal tedavinin

ardından ilgili bölgeye subepitelyal bağ dokusu greftiyle birlikte

koronale kaydırılan flep operasyonu gerçekleştirildi. Trapezoidal

flebin insizyonları, diş eti çekilmesi miktarına 1 mm eklenerek,

papil tabanından 4 mm uzaklıkta olacak şekilde belirlendi.

Mikrocerrahi aletler ve #15c bistüri kullanılarak 3,5x büyütme

altında vertikal serbestleştirici insizyonlarla birlikte yarım-tam-

yarım kalınlık flep kaldırıldı. Subepitelyal bağ dokusu grefti sol

palatinal bölgeden 1,5 mm kalınlıkta, 5x11 mm boyutlarında

alındı ve deepitelize edildi. Greft, 6/0 rezorbe olabilen PGLA

sütur ile basit dikişler kullanılarak alıcı bölgeye sabitlendi.

Flep 5/0 rezorbe olabilen PGLA sütur ile basit ve askı dikişler

kullanılarak sabitlendi. Postoperatif analjezik (Naproksen

sodyum, 550 mg, 2x1) ve antiseptik sprey reçete edildi. İyileşme

komplikasyonsuz gerçekleşti. Dikişler 14 gün sonra alındı; 1., 6.

ve 12. aylarda takip edildi ve diş eti çekilmesinde tam kapanma

ile dokuda keratinizasyon gözlemlendi. Bu olgu, özellikle kanin

dişlerinde görülen RT1 diş eti çekilmelerinde, bağ dokusu

grefti ile birlikte koronale kaydırılan flebin tam kök örtülmesini

sağlamak ve keratinize doku genişliğini artırmak açısından etkili

ve öngörülebilir bir tedavi seçeneği olduğunu göstermektedir.

Gingival recession, characterized by the apical displacement

of the gingival margin relative to the cemento-enamel junction

and subsequent exposure of the root surface, may result in

esthetic concerns, dentin hypersensitivity, and root caries. A

31-year-old systemically healthy, non-smoker male patient

presented to our clinic with gingival recession and esthetic

concerns in the maxillary canine region. Clinical examination

revealed a crossbite in tooth #23, with a 3 mm of Cairo type

1 (RT1) gingival recession on the buccal surface with a 5 mm

of clinical attachment loss. Following initial periodontal therapy,

coronally advanced flap combined with subepithelial connective

tissue graft was performed. The trapezoidal flap was designed

by adding 1 mm to the measured recession depth, resulting

in an incision line positioned 4 mm apical to the papilla base.

Using microsurgical instruments and a #15c blade, a split-full-

split thickness flap was elevated with vertical releasing incisions

under 3.5x magnification. The graft harvested from the left

palatal region (1.5 mm thick, 5×11 mm) was de-epithelialized

and secured with 6/0 resorbable PGLA sutures. The flap was

stabilized with 5/0 resorbable PGLA. Postoperatively, naproxen

sodium (550 mg, twice daily) and an antiseptic spray were

prescribed. Healing was uneventful; sutures were removed

after 14 days. Follow-up visits at 1, 6, and 12 months showed

complete root coverage and increased keratinized tissue.

This case demonstrates that, particularly in maxillary canine

RT1 recessions, coronally advanced flap combined with a

connective tissue graft is an effective and predictable option to

achieve complete root coverage and keratinized gingiva.