SAĞLIK BİLİMLERİ ALANINDA ÖĞRENİM GÖREN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDE RUHSAL BOZUKLUKLARIN VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Altaş Z. M. , Kaya C., Özel F. , Topuzoğlu A.

ESTÜDAM Public Health Journal, cilt.5, sa.3, ss.443-460, 2020 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 5 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: ESTÜDAM Public Health Journal
  • Sayfa Sayıları: ss.443-460

Özet

Üniversite öğrencilerinin mevcut ruhsal bozukluk semptomlarının ve bunların sosyodemografik faktörler ile olası ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kesitsel tipteki araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında üniversitede öğrenim görmekte olan lisans öğrencileri oluşturmaktır. Sınıf seviyesine göre tabakalandırılarak her fakülteden öğrenci sayısıyla orantılı olacak şekilde tabakalı rastgele örneklem yöntemi ile 814 katılımcı ile çalışmamız yürütülmüştür. Veriler gözlem altında katılımcılar tarafından doldurulan sosyodemografik özelliklere yönelik soru formu ve Kısa Semptom Envanteri (KSE) ile toplanmıştır. Veri analizinde Ki kare, Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Çok değişkenli analizde çoklu lineer regresyon kullanılmıştır. İstatiksel olarak, p<0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Katılımcıların %70,5’i (n=574) kadın, yaş ortalaması 21,04±1,64’tür. Katılımcıların fakültelere göre dağılımına bakıldığında %38,5’i (n=312) Tıp Fakültesi, %39’u (n=316) Sağlık Bilimleri Fakültesi, %22,5’i (n=182) Diş Hekimliği Fakültesi’ndendir. Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfların dağılımları ise sırasıyla %37,0 (n=297), %33,7 (n=270), %28,4 (n=228) ve %0,9’dur (n=7). Öğrencilerin yaşadıkları yer ve öğrenim gördükleri sınıf anksiyete durumu ile; kadın cinsiyet, yetersiz gelir ve üniversiteye yeni başlamak depresyon puanı ile ilişkili bulunmuştur (p<0,05). Gelirini yetersiz bulanlar ile üniversiteye yeni başlayanların olumsuz benlik ve karşıtlık puanları daha yüksek iken (p<0,05); kadınların ve 1.sınıfların somatizayon puanları da anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (p<0,05). Çok değişkenli analiz sonuçlarına göre 3.sınıfta öğrenim görme, sigara kullanmama ve daha önce psikiyatrik tanı almama anksiyete için; erkek cinsiyet, 3.sınıfta öğrenim görme , gelirin yeterli olması, sigara kullanmama ve daha önce psikiyatrik tanı almama depresyon için; 3.sınıfta öğrenim görme, gelirin yeterli olması, sigara kullanmama ve daha önce psikiyatrik tanı almama olumsuz benlik ve karşıtlık puanları için koruyucu bulunmuşken; erkek cinsiyet, 3.sınıfta öğrenim görme, sigara kullanmama ve daha önce psikiyatrik tanı almama bedenselleştirme için koruyucu bulunmuştur (p<0,05). Üniversite öğrencilerinde ruhsal bozukluklar sık görülmektedir. Çalışmamızda öğrencilerin ruhsal durumları değerlendirilmiş ve ruhsal durumun pek çok faktör ile ilişkili olabileceği bulunmuştur. Üniversitedeki ilk yıllarında olan katılımcılarda daha fazla psikiyatrik belirti gözlenmektedir. Gelirini yetersiz bulan öğrencilerin depresyon, olumsuz benlik ve karşıtlık alt ölçek puanları daha yüksek bulunmuştur. Literatürde çalışmamıza benzer şekilde finansal stabilitesi olmayan ailelerde yetişen öğrencilerde depresyon ve anksiyete semptomlarının görülme olasılığı daha yüksek bulunmuştur. Depresyon ve bedenselleştirme için kadın cinsiyet riskli bulunmuştur. Literatürde tıp fakültesi öğrencilerinde yapılan bir çalışmada da kadın öğrencilerde psikolojik morbidite riski erkeklere göre 3 kat daha riskli bulunmuştur. Öğrencilerin öğrenim gördükleri sınıf, sigara kullanımları ve daha önce psikiyatrik tanı almış olmaları tüm alt faktörler ile ilişkili bulunmuştur. Depresyon ve bedenselleştirme için ise kadın cinsiyet riskli olarak görünmektedir. Ayrıca gelir durumunu yetersiz bulma ile depresyon, olumsuz benlik ve karşıtlık durumları ilişkili bulunmuştur. Üniversite öğrencileri için psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin geliştirilmesi problemlerin üstesinden gelmelerine yardımcı olabilecektir.