Soybağının Reddi Davasında Biyolojik Baba


Altıner Yolcu F. Z.

İstanbul Aydın Üniversitesi Aile Hukukunda Güncel Gelişmeler Sempozyumu (Online) 23-24 Eylül 2020, İstanbul, Türkiye, 23 - 24 Eylül 2020

  • Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye

Özet

SOYBAĞININ REDDİ DAVASINDA BİYOLOJİK BABA

 

Çocuğun soybağının anne ile kurulmasını doğum sağlar ve doğum olgusu tespiti kolay ve belli bir olgudur, ancak baba ile soybağının kurulabilmesi için gereken olgu aynı netliği taşımaz. Babalık gizlilik içinde gerçekleşen dölleme faaliyetine dayanır. Döllemenin kimin tarafından yapıldığına dair, bilimsel yollara başvurulsa dahi, bilim çocuğun sadece belli bir erkekten olma ya da olmama ihtimalini belirler. Ama biyolojik baba teste katılmadığı sürece, babanın kim olduğu sorusuna cevap veremez. Kanun koyucu, babanın kim olduğuna dair tespitteki zorlukları, hayatın olağan akışına uygun karineler benimseyerek çözmüştür. Babalık karinesi olarak isimlendirilen bu karineler, ana ile evli olan kişi ile çocuk arasında soybağını kurmaktadır. 

 

Soybağının reddine karar verilmesi ise ancak babalık karinesinin çürütülmesine dayanan soybağının reddi davası ile mümkündür. Soybağının reddi davası dışında çocuk ile baba arasında soybağı kurulmuş olan soybağını ortadan kaldırmanın başka bir yolu bulunmamaktadır. Bu nedenle soybağının reddi davasını açmaya hak sahibi olabilmek büyük önem taşımaktadır. 

 

TMK m. 286 hükmü bu noktada, soybağının reddi davasını açma hakkını kural olarak, koca ve çocuğa tanımaktadır. Biyolojik babaya dava açma hakkı “diğer ilgililerin dava hakkı” TMK m. 291 hükmünde tanınmıştır. Hükümde biyolojik baba, “baba olduğunu iddia eden kişi” olarak ifade edilmiştir. 

 

Biyolojik babaya tanınan bu hak, ancak dava açma süresinin sona ermesinden önce, kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi halinde doğar. 

 

Tebliğimizde öncelikle biyolojik babanın soybağının reddi davasını açabilmesi için aranan şartlar incelenecektir. Devamında soybağının reddi davasının özellikle biyolojik baba yönünden sonuçları irdelenecektir. 

 

Ana hatları ile belirtmek gerekirse, soybağının reddi davası ile, koca ile çocuk arasında soybağının kaldırılması ile birlikte, çocuk baba yönünden soybağı açısından hiç kimseyle bağı olmayan, evlilik dışında doğmuş çocuk statüsüne dahil olur. Koca ile soybağının kaldırılmasına ilişkin karar, biyolojik baba olduğunu ileri süren üçüncü kişi ile kendiliğinden soybağını kurmaz. Biyolojik baba, tanıma yoluna başvurarak soybağının kurulmasını sağlayabilir ya da biyolojik babaya açılacak babalık davasının sonucunda babalığa hükmedildiği takdirde, mahkeme kararı ile soybağı kurulmuş olur.  

 

Öte yandan soybağının reddi kararı ile birlikte çocuk ile koca arasındaki soybağı ilişkisi geçmişe etkili olarak ortadan kalkar. Bunun sonucunda, kocanın çocuğa karşı soybağının bulunmasından kaynaklanan eğitim ve bakım giderlerini karşılama veya nafaka yükümlülükleri de ortadan kalkar. Bu durumda, kocanın daha önceden yerine getirdiği edimleri iade edebileceğini kabul eden doktrin, bu talebi biyolojik baba ile soybağının kurulması halinde gerçek babadan talep edebileceği görüşündedir. Doktrine göre, gerçek babaya yöneltilecek bu talep, vekaletsiz iş görme ya da sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklı bir taleptir.   

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise, bu konuyu ele alan çok yakın tarihli bir kararında sorunu maddi tazminat hükümleri çerçevesinde ele almıştır. Yargıtay HGK, 19.3.2019 t., E.2019/4-85, K.2019/314 Sayılı kararında soybağının reddeden kocanın, biyolojik babadan masrafları istemesini haklı bulan hükme varmıştır. Biyolojik babadan masrafların istenmesini haklı bulmakla birlikte, Yargıtay’ın talebi haksız fiil unsurların gerçekleştiğinden hareket ederek maddi tazminat talebi çerçevesinde değerlendirmesini tereddütle karşılamaktayız. Benzer bir hukuki uyuşmazlık olarak nitelendirebileceğimiz, aldatılan eşin üçüncü kişiden tazminat istemesine dair uyuşmazlıklarda, Yargıtay eski tarihli kararlarında tazminat istenemeyeceği sonucuna varırken, aralarında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları da bulunan daha sonraki kararlarında üçüncü kişiden tazminat istenebileceği yönünde hükme varmıştı. Tazminatın istenebileceğine dair kararlar doktrinin çoğunluğu tarafından, eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünün ihlalinin üçüncü kişiye karşı öne sürülemeyeceği, üçüncü kişi açısından hukuka aykırı fiilin gerçekleşmediği yönünden eleştirilmişti. Nihayetinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu tarafından üçüncü kişiye tazminat talebinde bulunulamayacağı yönünde içtihatta bulunulmuştur. Buradaki tartışmalar göz önüne alındığında, biyolojik babaya tazminatın ileri sürülmesine ilişkin Yargıtay HGK kararı da, aynı hukuki tartışmalara gebedir. Tebliğimizde son olarak, bu karar üzerinde duracağız. 

Anahtar Kelimeler : Soybağı, Soybağının Reddi, Masrafların İadesi, Maddi Tazminat, Haksız Fiil 

BIOLOGICAL FATHER IN THE LAWSUIT OF REJECTION OF PATERNITY

 

Birth establishes the lineage with the mother and child the phenomenon of birth is easy to identify, but the phenomenon which is requisite to establish lineage with the father is not easily discerned. Paternity is predicated upon the act of fertilization which takes place in secrecy. Even if scientific methods are employed to determine by whom the fertilization is done, science determines the probability of of a child being from a particular man or not. But unless the biological father takes the test, science cannot answer the question of who the father is. The lawmaker has resolved the difficulties in determining who the father is by adopting presumptions which are in accordance with the usual flow of life. The presumptions which are called the presumptions of paternity estabish the lineage between the person who is married to the mother and the child.

 

Decision to reject the lineage is possible only with rejection of the lineage lawsuit which is based on refutation of presumption of paternity. Except for the rejection of lineage lawsuit, there is no other way to eliminate the lineage that has been established between the father and child. Therefore it is of great importance to be entitled to file rejection of paternity.

 

The provisions of TMK 286, at this point, grants the husband and the child the right to file the rejection of the lineage case. Right to file a lawsuit has been granted to the biological father under the provisions of TMK article 291 under the title “right to file lawsuit of other concerned parties”. In the sentence, the biological father has been referred to as “the person who claims to be the father”.

 

The right granted to the biological father takes effect only if the husband dies, or a declaration of absence is issued, or he is mentally incompetent within the grace period for filing a lawsuit.

 

In our communique, firstly, the conditions sought for the biological father to file the rejection of lineage lawsuit will be analyzed. In the following, the results of rejection of lineage lawsuit from the point of view of biological father will be examined.

 

In general, the child is included in the status of child born out of wedlock, who has no connection with anyone in terms of lineage with the removal of lineage between the husband and the child as a consequence of rejection of lineage lawsuit. The decision to vaiwe the lineage with the husband does not automatically set up a lineage relation between the child and the third party who claims to be the biological father. Biological father can apply for recognition of the lineage or if the father is ruled by the court as a result of a paternity lawsuit which is opened against the biological father, the lineage is established by the court verdict.

 

On the other hand, the verdict of rejection of lineage implies that the lineage between the child and husband has been annulled retrospectively. As a result, the husband’s obligations to the child such as child care, providing for cost of education which arise from the lineage relationship disappears. In this case, the doctrine which accepts that the obligations already fullfilled by the husband may be returned to the husband, is of the opinion that such claims may be demanded from the biological father provided that lineage is established between the biological father and the child. According to the doctrine, such claims which are made from the biological father arise due to acting without proxy or unjust enrichment.

 

In a recent decision related with this issue, the general assembly of the Supreme Court, on the other hand, addressed the problem within the framework of financial compensation provisions. The general assembly of the Supreme Court, with verdict numbered as 19.3.2019 t., E.2019/4-85, K.2019/314, has ruled that the husband who rejects the lineage has the right to ask for financial past expenses related with the child from the biological father. While we agree with the verdict that claims should be asked from the biological father, Supreme Court’s ruling which evaluates the matter within the framework of financial compensation since elements of tort have been realised is a cause of concern for us. In a similar legal dispute, which is deceived spouse’s request for compensation from third party, while the Supreme Court has decided that compensation cannot be asked in the past, in more recent decisions of the general assembly of Supreme Court has ruled that compensation can be asked from third party. Decision that compensation can be requested has been criticized by the majority of the doctrine because violation of loyalty obligation between spouses cannot be put forward against a third party and that unlawful act from the vantage point of third party has not taken place. After all, the Supreme Court General Assembly of Joining the Case Law has opined that no claims can be made to third party. Considering the debates thereon, the Supreme Court decision regarding the claim of compensation from the biological father will open doors to the same legal debates. Finally, we will focus on this decision in our paper.   

 

Key Words: Paternity, The Lawsuit of Rejection of Paternity, Return of Costs, Financial Compensation,, Tort