İbn Haldun Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2025
Günümüzde yaşanan hoşgörü, dinleme ve
başkalarının duygularını anlama kapasitelerindeki azalma, bir ahlak kriziyle
birlikte okunmaya uygun görünmektedir. Tez kapsamında “Bu krizin aşılması için
ahlaklı eyleme dair işlerliği ve sürekliliği sağlayan nedir?” sorusuna aranan
cevap, canlı bir ahlaki eylem soruşturmasına yol açmıştır. Ahlaki eylemin
canlılığına dair soruşturmanın hem teorik hem de pratik bağlamda bütünsel
olarak yürütüldüğü bu çalışmada, Antik Çağ’dan Aristoteles’in erdem kazanımı
anlayışı, çağdaş düşünürlerden ise Nussbaum’un yapabilirlik yaklaşımı ve
Çocuklar için Felsefe (P4C) Pedagojisi kurucusu Lipman’ın P4C Pedagojisi
bağlamındaki teorik görüşleri pratik soruşturmayla birlikte masaya
yatırılmıştır.
Bu tezin ilk amacı, ahlaki eylemin
canlılığına dair soruşturmanın teorik temellerini ortaya koymaya çalışmaktır.
İkinci amacı ise söz konusu teorik temeller bağlamında pratik bir ahlaki
eylemin canlılığının soruşturulması için P4C pedagojisi takip edilerek felsefe
atölyeleri düzenlemektir. Ahlaki eylemin canlılığı konusu, üç hipotez altında
teorik ve pratik soruşturmaya tabi tutulmuştur. Birincisi, ahlaki eylemlere
dair motivasyon için toplumdaki her tek kişinin biricik çevresel ve ruhsal
değişkenlerinin (bize göre orta olan) yani bireysel farklılıklarının hesaba
katılması gerekir. İkinci olarak; toplumsal bir iyiyi amaçlayan ahlaki eylemler
için her tek kişinin duygularının, geçmişinin, geleneğinin, fizyolojik
yapısının, toplumsal cinsiyetinin hesaba katılması, yurttaşın ve toplumun
yapabilirliklerine dair önemli bir ölçüt olarak karşımızda durmaktadır. Üçüncü
olarak ise akletme ve hissetmenin birlikteliğiyle yakalanan empati ve kabul
kapasitelerindeki gelişimin toplumsal gelişime de katkısı söz konusudur.
Aristoteles’in, ahlaki eyleme dair
motivasyon bağlamında, erdemli eylemlerde bulunmaktan alınan hazzı, kendisi
amaç olan bir amacın peşinden yani mutluluğun peşinden gitmeyi, uçlardan,
aşırılıklardan kaçınmak suretiyle erdemli eylemlerde bulunmayı ve bunun toplum
tarafından övülesi olmasını ön plana çıkaran bir bakış açısı mevcuttur. Aynı
şekilde Aristoteles’in, her tek kişinin bireysel farklılıklarını hesaba katması
ve bireye bağlı bir orta olma halini hisle birlikte yakalanan rasyonel uyum
ölçütlerine değinerek ifade etmesi, ahlaki eylemin canlılığıyla ilişkili
noktalardır. Aristoteles’in ahlaki eylemin canlılığına dair görüşlerinin izinin
sürüleceği bir başka husus ise doğru davranışı garanti etme hasebiyle phronêsis
kapsamındaki orthos logos vurgusudur.
Çağdaş Aristoteles yorumcusu Nussbaum’un
ise insani gelişmişliğe, ekonomik zenginleşme çerçevesi haricinde,
yapabilirlikler yaklaşımı bağlamında bakması, bireyler için çevre, fizyoloji,
cinsiyet gibi çeşitli değişkenleri hesaba katması, ahlaki eylemin canlılığı
soruşturmasına hizmet etmektedir. Ayrıca Nussbaum’un değer yargılarının
kökeninde bulunan duygulardan bahsetmesi, başkasının gözüyle hayata bakmaya
teşvik eden vizyonu, bireylerin topluma aktif katılımı bağlamında demokratik
yurttaşın özelliklerine değinmesi, ahlaki eylemin canlılığıyla birlikte
okunmaya uygundur.
P4C pratiğinin kurucusu Lipman’ın ise
bireyin akıl yürütme, empati yapma, diyalog kurma, duygu ve düşüncelerini ifade
etme becerileriyle yakalanan ahlaki eylemlerdeki sürekliliğe yaptığı vurgu,
ahlaki eylemin canlılığı bağlamında okunmaya müsaittir. Bununla birlikte,
Lipman’ın bireyden başlayarak toplumsal gelişmeyi ön plana çıkaran bakış açısı,
birtakım kurallar ve prensiplerden yola çıkarak ahlaki gelişmeden ziyade, bu
prensipleri dile getirmeyi ve uygulamayı ön plana çıkarması, ahlaki eylemin
canlılığı soruşturmasına hizmet etmektedir. Aynı şekilde, Lipman açısından
ahlaki eylemlere dair motivasyon ve süreklilik konusunda bilişsel (cognitive)
ve duyuşsal (affective) bağlamların birlikteliği ön plandadır.
Aristoteles, Nussbaum ve Lipman’ın teorik
görüşleri ahlaki eylemin canlılığı bağlamında verildikten sonra tezin pratik
soruşturma ayağında, 9-10 yaş arası, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinden oluşan 12
çocukla P4C pedagojisi yeniden üretilmeye ve ahlaki eylemin canlılığı
bağlamında yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu anlamda, Aristoteles, Nussbaum ve
Lipman’ın ahlaki eylemin canlılığı kapsamındaki teorik düşüncelerini, somut
felsefi uygulama deneyimine dayandırma yolu izlenmiştir. İlave olarak, pratik
soruşturma kapsamındaki felsefe atölyelerinin örnekliği bağlamında başkasının
gözüyle hayata bakma, empati, tolerans, esneme paylarına dair gelişim tekrar
ele alınmıştır.
Anahtar
Kelimeler: Bireysel Farklılık, Adil Ölçü, Yapabilirlikler, Hayal Gücü,
Bilişsel/Duyuşsal Kapasite