Amaç: Humerus diyafiz kırıkları sonrasında görülebilen retroversiyon değişimleri omuz eklem mobilite ve stabilitesini etkileyerek fonksiyonel sonuçlar üzerinde rol oynayabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, diafiz kırığı sonrasıiyileşmiş humerus ile aynı bireyin karşı taraf sağlam humerus retroversiyon açılarının bilgisayarlı tomografi iledeğerlendirilmesi ve retroversiyondaki değişimin fonksiyonel sonuçlara olan etkisinin incelenmesidir.Yöntem: Kliniğimizde takipli 35 humerus diyafiz kırığı retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm hastaların kırık vesağlam taraf humerus retroversiyon açıları bilgisayarlı tomografi ile ölçüldü. Fonksiyonel sonuçların değerlendirilmesiiçin Constant Omuz Skorlaması(COS) kullanıldı. İstatistiksel değerlendirme için Mann Whitney-U Testi, Spearman vePearson Korelasyon analizleri kullanıldı.Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 28 hastadan 14’ü (%50) kadın, 14’ü (%50) erkekti. Ortalama takip zamanı 23,6aydı (Aralık 22-26), yaş ortalaması 45,14 (Aralık 15-80) idi. On beş hastada retroversiyon açısının arttığı veortalamasının 21,46 derece olduğu görülürken, 13 hastada ise retroversiyon açısının azaldığı (antevert) veortalamasının 16,34 derece olduğu görüldü. Retroversiyon açılarında meydana gelen değişimler istatistiksel olarakanlamlı bulunamadı (p=0,828). Retroversiyon değişiminin daha fazla olduğu hastalarda COS değerlerinin dahadüşük olduğu görülse de anlamlı fark bulunamadı (p=0,433).Sonuç: Humerus diyafiz kırıklarında konservatif tedavi ile geniş retroversiyon aralıkları elde edilebilir. Bu durumunklinik fonksiyonel sonuçlar üzerinde etkisi oldukça azdır.
Objective: Retroversion changes, that can be seen after humeral diaphyseal fractures, can play a role on functional results by affecting the mobility and stability of shoulder joint. The aim of this study is to evaluate the retroversion angles of healed humerus by using computed tomography and to examine the effects of retroversion on functional results. Methods: Fifty-two humeral diaphyseal fractures were evaluated retrospectively. Retroversion angles of fractured humerus and contralateral humerus of all patients were measured by computed tomography. Constant Shoulder Scoring (COS) system was used to evaluate functional results. Mann Whitney-U test, Spearman and Pearson Correlation tests were used for statistical analysis. Results: Of the 28 patients included in the study, 14 (50%) were female and 14 (50%) were male. The mean followup period was 23.6 months (range 22-26), with a mean age of 45.14 (range 15-80) years. In 15 patients, the retroversion angle was increased (median 21.46 degrees), and in 13 patients the retroversion angle was decreased (antevert) (median 16.34 degrees). Changes in retroversion angles were not found to be statistically significant (p=0.828). COS values were found to be lower in patients with deeper changes in retroversion angles (p=0.433). Conclusion: Wide retroversion intervals can be obtained in humerus diaphyseal fractures by conservative treatment. This has little effect on clinical functional outcomes.